İş güvenliği uzmanları, işyeri hekimleri ve iş sağlığı ve güvenliği (İSG) emekçileri 25 Ekim Pazar günü İstanbul Kadıköy'de Süreyya Operası önünde bir araya geldi. Kırmızı baretleriyle gelen katılımcılar, İzmir Bornova'daki vinç faciası davasında 12 yıl 6 ay hapis ve 3 yıl meslekten men cezası verilen iş güvenliği uzmanı Fikret A. için "adalet" istedi. Eylemde "İş güvenliği uzmanı günah keçisi değildir", "Yetkimiz yok, cezamız çok" ve "Haksız yere 12 yıl hapis cezası verilen meslektaşımız" yazılı döviz ve pankartlar taşındı.

Buluşmanın çağrıcıları TÜM İSG-SEN, Kırmızı Baret Platformu, İş Sağlığı ve Güvenliği Dernekleri Federasyonu (İSAF), Ege İş Sağlığı ve Güvenliği Federasyonu (EGEİSFED), İş Güvenliği Uzmanları Birlik Platformu ve Antalya İş Sağlığı ve Güvenliği Derneği oldu. TÜM İSG-SEN eylemin ardından yaptığı paylaşımda "Baretimizi aldık, adalet için Kadıköy'deydik" dedi. İstanbul buluşması, İzmir Bayraklı Adliyesi ve Antalya Attalos Meydanı'ndaki eylemlerin ardından yapılan üçüncü buluşma oldu.

Altı işçi öldü, dava uzmana yöneldi

30 Aralık 2022 akşamı Bornova'da bir otel inşaatında yükseltme çalışması yapılan kule vinç devrilmiş, 6 işçi hayatını kaybetmiş, 3 işçi yaralanmıştı. "Taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçlamasıyla görülen davada Ekim ayında açıklanan kararla şantiyenin iş güvenliği uzmanı Fikret A.'ya hapis ve meslekten men cezası verildi. Sendikanın açıklamasına göre Fikret A., istinaf incelemesi beklenmeden karar duruşmasında tutuklandı. Karar kesinleşmiş değil; mahkemenin gerekçesi de henüz kamuoyuyla paylaşılmadı.

İSG örgütlerinin temel itirazı dosyadaki bilirkişi raporları. 19 Ekim'de İzmir'de açıklamayı okuyan makine mühendisi Ümit Turan, üç raporun üç farklı sonuca ulaştığını hatırlattı: "Bir raporda kusuru bulunmadığı, bir diğerinde tali kusurlu, üçüncüsünde ise asli kusurlu olduğu belirtiliyor. Üç rapor, üç farklı değerlendirme." Turan'a göre Fikret A. riskleri işverene sözlü ve yazılı olarak bildirmiş, işveren ve saha amirleri ise konteynerleri kaldıramayacaklarını, bunun yerine çalışma alanını sınırlayacaklarını söylemişti. "Vinç yükseltilmesini kim planladı, kim yönetti, teknik önlemleri kim almak zorundaydı?" diye soran Turan, "Kusur unvanla değil, somut delillerle belirlenmelidir" dedi.

Talepler: İşveren sorumluluğu ve tahliye

Örgütler; kararın tüm deliller ışığında yeniden değerlendirilmesini, çelişkili bilirkişi raporları için gerekirse bağımsız yeni bir heyetten görüş alınmasını, işveren, şantiye yönetimi ve vinç operasyonunu yürütenlerin somut sorumluluklarının ortaya konmasını ve Fikret A.'nın tahliyesini istiyor. Uzmanların mesleki bağımsızlığının, tehlike bildirme hakkının ve iş güvencesinin korunması, uzmanlara yönelik yaptırımların ceza yargılaması yerine idari tedbirlerle sınırlandırılması da talepler arasında.

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, çalışanların sağlığını ve güvenliğini sağlama yükümlülüğünü açıkça işverene veriyor; İSG profesyonellerinden hizmet alınması işverenin sorumluluğunu ortadan kaldırmıyor. Buna karşın OSGB'ler üzerinden kısmi süreli ve güvencesiz çalıştırılan uzmanlar, tespit ettikleri eksikliği giderme yetkisine sahip değil. İş cinayetlerinde faturanın, önlem almayan işveren yerine işverene bağımlı çalışan uzmana kesilmesi, iş yerlerini daha güvenli hâle getirmiyor; yalnızca asıl sorumluyu gölgeliyor. İSİG Meclisi'nin verilerine göre yalnızca Eylül ayında en az 226 işçi çalışırken hayatını kaybetti; ayrıntılar İSİG Eylül raporu haberimizde.