Moldovalı göçmen işçi Nicolai Palamarciuc'un öldürülmesine ilişkin davanın ilk duruşması, Göçmen Sendikası Girişimi'nin 23 Ekim'de yaptığı duyuruya göre 26 Ekim Pazartesi saat 10.30'da Küçükçekmece Adliyesi'ndeki 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek. Temmuz 2026'daki haberlerde ilk duruşma tarihi 30 Ekim olarak verilmişti. Göçmen Sendikası Girişimi, "Tüm işçileri, sendikaları ve emekçi kamuoyunu davanın ilk duruşmasına çağırıyoruz" dedi; çağrıyı Umut-Sen de paylaştı.
16 yıl çalıştığı iş yerinde öldürüldü
31 yaşındaki Palamarciuc, 23 Eylül 2025'te İstanbul Başakşehir'deki Aymakop Ayakkabıcılar Sanayi Sitesi'nde, annesinin anlattığına göre 14 yaşından beri çalıştığı Cihan Deri'de öldürüldü (DHA/T24, Evrensel). İş yerine ait olduğu iddia edilen evrakları aldığı gerekçesiyle iş yeri sahibinin akrabaları onu dükkânın üst katına çıkardı. Çevredekilerin 112'ye yaptığı ihbarla gelen polis, Palamarciuc'u elleri ve ayakları plastik kelepçeyle bağlanmış, ağır darbedilmiş halde buldu. Hastaneye kaldırılan işçi kurtarılamadı. Evrensel'e göre iş yeri sahibi dahil 8 kişi tutuklandı.
İddianame: "Suça sevk eden" patron
Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının hazırladığı ve Küçükçekmece 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kabul ettiği iddianamede, iş yeri sahibi M.Ç. ile A.A., C.Ç., E.M.D., K.Ç., M.M., R.K. ve Y.K.A. hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 81. maddesindeki "kasten öldürme" ve 109. maddesindeki "cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlarından ceza istendi (Mezopotamya Ajansı, Özgür Gelecek).
İddianamedeki Adli Tıp Kurumu raporuna göre ölüm, "göğüs ve boyun bölgesine basıya bağlı oksijensiz bırakılma" sonucu gerçekleşti. Kamera kayıtlarına dayanan iddianameye göre K.Ç. iş yeri sahibinin talimatıyla hareket etti ve Palamarciuc'u silahla tehdit etti; C.Ç. bant ve kelepçe temin etti; R.K. boğazını sıktı ve polis geldiğinde elinde kesici aletle işçinin üzerinde oturuyordu. Savcılık, patron M.Ç.'yi "suçların işlenmesine yönelik iradeyi oluşturan ve diğer şüphelileri suça sevk eden kişi" olarak tanımladı.
Hukuki açıdan TCK 81, kasten öldürmeye müebbet hapis öngörüyor. Fiilin eziyet çektirilerek işlenmesi ise TCK 82/1-b uyarınca nitelikli hal sayılıyor ve ağırlaştırılmış müebbet hapis gerektiriyor; mahkemenin bu nitelendirmeyi yapıp yapmayacağı, yani ailenin ve göçmen örgütlerinin "işkenceyle öldürüldü" tespitinin karara yansıyıp yansımayacağı davanın kilit sorularından biri olacak. TCK 37 gereği suçu birlikte işleyenlerin her biri fail olarak sorumlu tutuluyor; iddianamenin patronu "suça sevk eden" olarak tanımlaması da bu açıdan önem taşıyor.
"Adalet güçlülerin değil mazlumların yanında olsun"
Palamarciuc'un annesi Zehra Özgüllü, Evrensel'e "Katil patron çok güçlü, biz onlarla baş edemeyiz. Sıradan insanlarız. Bizim yanımızda olun" demişti. Göçmen işçiler kayıt dışılık, belgesizlik ve sınır dışı edilme korkusuyla en savunmasız koşullarda çalıştırılıyor; Palamarciuc'un davası, iş yerinde patron iktidarının göçmen bir işçinin bedenine kadar uzanabildiğini gösteren bir dava olarak izlenecek.


