Liman işçileri 30 Ekim'de silah sevkiyatlarına, savaş ekonomisine ve limanların militarizasyonuna karşı yeniden iş bırakıyor. Cumhuriyet'ten Elif Özge Yalçın'ın 23 Ekim tarihli haberine göre beş kıtada 50'den fazla limanda eylem yapılması bekleniyor. Eylem, Dünya Sendikalar Federasyonu'nun (DSF/WFTU) 21 Eylül'de duyurduğu "2. Uluslararası Liman İşçileri Eylem Günü" çağrısının parçası.
"Liman işçileri savaş için çalışmaz"
DSF çağrısına göre ilk ortak eylem 6 Şubat 2026'da yapıldı; o gün yedi ülkede 20 limanda işçiler iş bıraktı. Mayıs ayında İstanbul'da 35 limandan sendikaların katılımıyla bir koordinasyon ağı kuruldu ve ağ bugün 40'tan fazla limana ulaştı. Ortak şiar "Dockworkers Do Not Work for War" (Liman işçileri savaş için çalışmaz); eylem günü "Barış için limanlar, onurlu işler" çerçevesiyle savaş karşıtlığını toplu sözleşme, ücret artışı, güvenceli istihdam, daha kısa çalışma saatleri ve gerçek iş sağlığı ve güvenliği önlemleri talepleriyle birleştiriyor; özelleştirmelere, taşeron ve geçici istihdama, iş yok etmek için kullanılan otomasyona da karşı çıkıyor.
Evrensel'in aktardığına göre işçiler Filistin halkına yönelik soykırımın sona erdirilmesini isterken hükümetlerin silahlanma planlarına ve stratejik altyapının militarizasyonuna karşı çıkıyor. DSF, artan silahlanma harcamalarının ücretlerin baskılanmasına, sosyal kesintilere ve ağır çalışma koşullarına yol açtığına dikkat çekiyor. Eylemin hazırlığı için 15 Ekim'de Roma'da düzenlenen basın toplantısına farklı ülkelerden liman sendikaları katıldı. Aralarında Fransa'dan CGT, Yunanistan'dan ENEDEP, Bask Ülkesi'nden LAB, Fas'tan ODT, İtalya'dan ORSA Porti ve USB'nin bulunduğu toplantıda Türkiye'yi Liman-İş temsil etti.
Mersin, Gemlik, İstanbul ve Ankara'da açıklama
Hak-İş'e bağlı Liman-İş Sendikası Genel Sekreteri Fatih Özpınar, 30 Ekim'de Mersin, Gemlik ve İstanbul limanlarının yanı sıra Ankara'da Greenpark Otel önünde basın açıklamaları yapacaklarını söyledi. Özpınar eylemin mesajını şöyle özetledi: "Liman işçilerinin elleri kirli, yağlı, paslı olabilir ama asla kanlı olmayacak."
DİSK'e bağlı Limter-İş Sendikası da 30 Ekim'de eylem düzenleyecek. Sendikanın Genel Sekreteri Beycan Taşkıran, AKP-MHP iktidarının İsrail'le ilişkilerini tamamen kesmesini ve vergilerin savaş bütçesi yerine sosyal haklara, eğitim ve sağlığa ayrılmasını talep ettiklerini belirtti. Taşkıran'a göre dünya genelinde emekçiler ve gençler arasında büyük bir öfke var ve Filistin bayraklarının yükselmesi, dünya ezilenleriyle işçi sınıfının ortak mücadelesine işaret ediyor.
Savaş bütçesine karşı sınıf dayanışması
Silahlar, mühimmat ve askeri yükler gemilere liman işçilerinin elleriyle yükleniyor. Bu yüzden limanlar, savaş makinesinin en kırılgan halkalarından biri. Farklı konfederasyonlardan sendikaların aynı gün, aynı şiarla iş bırakması, savaşın bedelini düşük ücret ve kesintilerle ödeyen işçilerin, savaşın lojistiğini durdurma gücüne de sahip olduğunu hatırlatıyor. Silahlanmaya akan her kaynak ücretlerden, sağlıktan ve eğitimden kesiliyor; liman işçilerinin uluslararası eylem günü, bu denklemi doğrudan üretim noktasında reddediyor.


