DİSK'e bağlı Nakliyat-İş Sendikası Genel Başkanı Ali Rıza Küçükosmanoğlu hakkında, Yemeksepeti işvereninin şikâyeti üzerine İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada bugün (20 Ekim 2026) karar çıktı. Sendikanın açıklamasına göre mahkeme Küçükosmanoğlu'na 1 yıl hapis cezası verdi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar verdi.
Suç sayılan: İşverenle yapılan görüşmenin işçilere duyurulması
Nakliyat-İş'in "Basına ve Kamuoyuna" başlıklı açıklamasına göre dava, sendikanın 2021'de Yemeksepeti'nde başlattığı örgütlenme ve boykot sürecinde, 5 Ocak 2021'de Yemeksepeti İnsan Kaynakları sorumlularıyla yapılan çevrim içi görüşmenin sendika tarafından sosyal medyada paylaşılması nedeniyle açıldı. Sendika, kararla "Genel Başkanımızın işveren temsilcileriyle yaptığı görüşmenin sendika üyeleri ve kamuoyuyla paylaşılmasının cezalandırıldığını" belirterek kararı protesto etti ve avukatlarının hukuki süreci sürdüreceğini açıkladı. Açıklamada iddianamedeki suç tanımı ve kanun maddesi yer almıyor; gerekçeli karar henüz kamuoyuyla paylaşılmadı.
HAGB ne anlama geliyor?
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 231. maddesine göre, yargılama sonunda verilen ceza iki yıl veya daha az hapis ya da adli para cezasıysa ve kanundaki şartlar varsa mahkeme hükmün açıklanmasını geri bırakabilir. Bu durumda kurulan hüküm sanık hakkında hukuki sonuç doğurmaz; ancak sanık beş yıl denetim süresine tabi tutulur. Bu süre içinde kasten yeni bir suç işlemezse dava düşer; işlerse geri bırakılan hüküm açıklanır ve 1 yıllık ceza uygulanabilir hâle gelir. Yani karar, sendika başkanının başında beş yıl boyunca asılı duran bir ceza anlamına geliyor. 7589 sayılı Kanunla değiştirilen ve 31 Temmuz 2026'da yürürlüğe giren CMK 231'in 12. fıkrasına göre, HAGB kararına karşı artık istinaf yoluna başvurulabiliyor; bölge adliye mahkemesi kararı usul ve esas yönünden inceliyor.
Sendika hukukçuları açısından tartışmanın özü, toplu pazarlık ve örgütlenme sürecinde işverenle yapılan bir görüşmenin üyelere ve kamuoyuna aktarılmasının, Anayasa'nın 51. maddesinde güvenceye alınan sendika hakkı ile 26. maddedeki ifade özgürlüğü kapsamında kalıp kalmadığı. Sendikanın itirazı bu noktada yoğunlaşıyor: İşçilerin örgütlenme sürecini kendi gözleriyle izlemesi, sendikal faaliyetin doğal bir parçası.
Yemeksepeti'nde örgütlenme ve iş kolu hamlesi
Nakliyat-İş, 2021'in başında Yemeksepeti'nde kurye olarak çalışan binlerce işçiyi örgütlemeye başlamıştı. BBC Türkçe'nin Şubat 2021'de aktardığına göre o dönem şirketteki yaklaşık 6 bin işçinin yüzde 40'ının sendikaya üye olmaya çok yaklaştığı basına yansımıştı; bu oran, toplu iş sözleşmesi yetkisi için gereken eşik. Küçükosmanoğlu'nun 2022'deki açıklamalarına göre şirket bu süreçte işyerinin iş kolunu taşımacılıktan "ticaret, büro, eğitim" iş koluna çevirdi ve sendikanın yaklaşık 2 bin üyesinin üyeliği düştü. Sendika bu değişikliğe karşı dava açmış, suç duyurusunda bulunmuştu.
Örgütlenme girişiminin ardından gelen iş kolu değişikliği, Emek Pusulası'nın izlediği belediye güvenlik emekçileri ve toplu taşıma işçileri dosyalarındaki tabloyu hatırlatıyor: İşçiler bir sendikada çoğunluğa yaklaştığında, oyunun kuralları değiştiriliyor. Bugünkü kararla bu kez, o sürecin işçilere anlatılması yargı önüne taşınmış oldu.
Nakliyat-İş, karara karşı hukuki mücadeleyi sürdüreceğini açıkladı. Sendikanın TÜVTÜRK İstanbul araç muayene istasyonlarındaki grevi de sürüyor.


