Türk Hava Yolları'nın (THY) 22 Eylül 2026'da çalışanlarına duyurduğu ve "Hedef 12" adıyla anılan düzenleme paketi, kabin ve kokpit ekipleri arasında tartışma yaratmaya devam ediyor. Evrensel'in 5 Ekim tarihli haberine göre paket; uçuş ekiplerinin ücret hesaplama yöntemi, harcırah ve servis uygulamaları ile bazı çalışma koşullarında değişiklik öngörüyor ve 1 Ocak 2027'den itibaren yürürlüğe girmesi planlanıyor. Çalışanlardan düzenlemeyi kabul edip etmediklerine ilişkin yanıtlarını 29 Eylül saat 23.59'a kadar iletmeleri istendi. THY, süre dolduktan sonra çalışanların yüzde 99'undan fazlasının yeni şartları onayladığını açıkladı.

Neler değişiyor?

Basına yansıyan bilgilere göre yeni düzenlemeyle iki yıldan fazla kıdemi olan uçuş ekibi, kabin ekibi ve yükleme uzmanları ekip aracı (servis) hizmetinden çıkarılıyor. 24 saatten kısa görevlerde harcırahın süreye göre oransal ödenmesi (0–8 saat için üçte bir, 9–16 saat için üçte iki, 17–24 saat için tam) öngörülüyor. Kabin memurlarının Evrensel'e aktardığına göre aylık 70 saate kadar uçuş garantisi sağlayan önceki sistemin yerine, 40 saatin üzerindeki uçuşlarda ücretin fiilen gerçekleştirilen uçuş saatlerine bağlanması planlanıyor. Belgede ayrıca fazla mesai kotalarının ortalama yüzde 50 azaltılması ve 29 organizasyon biriminin kapatılması gibi başlıkların yer aldığı bildirildi.

Hava-İş: Bireysel onaylar geçersiz

THY çalışanlarını temsil eden Türkiye Sivil Havacılık Sendikası (Hava-İş), şirketin toplu iş sözleşmesinin 20. maddesi kapsamında görüşünü sorduğu değişikliklere olumsuz görüş bildirdiğini ve görüşmelerden sonuç alınamadığını duyurdu. Sendika Hukuk Müşaviri Tahir Turan Kaya, Evrensel'e yaptığı açıklamada şirketin uzlaşma sağlanamayınca İş Kanunu'nun 22. maddesi uyarınca bireysel onay topladığını, ancak ücret kayıpları açıkça belirtilmediği için bu onayların hukuken geçersiz olduğunu savundu. Kaya, mevcut toplu iş sözleşmesi 31 Aralık 2027'ye kadar sürdüğü için grev imkânı bulunmadığını, işten çıkarılan çalışanlar için işe iade davaları açtıklarını ve düzenlemenin yürürlüğe gireceği tarihte dava süreçleri başlatacaklarını söyledi.

Onay vermeyen bazı kabin memurlarının İnsan Kaynakları Başkanlığı tarafından "kişiye özel ve gizli" ibareli yazıyla görüşmeye çağrıldığı ve bazı çalışanların iş kaybı kaygısıyla onay verdiklerini anlattığı da haberde yer aldı. Bu anlatımlar çalışan beyanlarına dayanıyor.

Soru önergesi

EMEP İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, 5 Ekim'de konuyu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan'ın yanıtlaması istemiyle soru önergesine taşıdı. Bayhan, bireysel onam uygulamasının toplu pazarlık hakkını etkisizleştirdiğini öne sürerek değişikliklerin hukuki dayanağını, onay vermeyenlerle yapılan görüşmelerin amacını ve servis hakkının kaldırılmasının iş sağlığı ve uçuş emniyeti açısından değerlendirilip değerlendirilmediğini sordu.

Şirketin tutumu

THY'nin yüzde 99 onay açıklaması dışında, sendikanın ve çalışanların iddialarına ilişkin ayrıntılı bir kamuoyu açıklaması derlenen kaynaklarda yer almadı. Emek Pusulası, şirketin görüşünü yayımlamaya hazırdır. Toplu sözleşme süreçlerine ilişkin diğer gelişmeler için metal sektöründeki sözleşme dönemi haberine (https://emekpusulasi.com.tr/haber/metal-tis-sozlesmeler-donemi-ekim-2026) bakılabilir.