Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Eş Genel Başkanı Ayfer Koçak, 9-20 Kasım'da Antalya'da yapılacak Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP31) öncesinde, enerji üretim ve dağıtımının kamusallaştırılması çağrısı yaptı. Koçak, Türk-İş'in ev sahipliğinde 19 Ekim'de Ankara'da düzenlenen "COP31'e Giderken Emek Dünyasının Ortak Gündemi" programında konuştu. Programa Hak-İş, Memur-Sen ve Türkiye Kamu-Sen'in genel başkanları, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ve Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Türkiye Ofisi Direktörü Yasser Ahmed Hassan da katıldı.

"Temizlemenin bedelini neden toplum ödesin?"

Habere Güven'in aktardığı konuşmasında Koçak, iklim krizinin yalnızca bir çevre sorunu olmadığını, "aynı zamanda bir bölüşüm sorunu, bir sınıf sorunu, bir demokrasi sorunu" olduğunu söyledi. Yıllarca fosil yakıtlardan gelir elde eden büyük şirketlerin yeni enerji yatırımları için de kamusal teşvik ve finansman istediğine dikkat çeken Koçak, "Kirleten kazanırken, temizlemenin bedelini neden toplum ödesin?" diye sordu. Koçak'a göre dönüşüm, "sermayenin kârını güvence altına alan bir uyum programı ile değil; emeğin, doğanın ve toplumun geleceğini güvence altına alan, enerji üretim ve dağıtımın kamusallaşması süreci ile" başlamalı.

Yenilenebilir enerjinin de toplumsal etkileriyle değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Koçak, "Bir ormanı keserek kurulan güneş enerjisi santraline, halkın yaşam alanlarını ortadan kaldıran projelere yalnızca karbon salımı daha düşük diye ekolojik diyemeyiz" dedi. Akbelen, İkizdere, Kaz Dağları ve Fatsa gibi ekoloji mücadelelerini hatırlatan Koçak, 2027-2029 Orta Vadeli Programı'nın 2029 için yüzde 5 büyüme hedefinin hangi doğal varlıklar üzerinde ve kimin yararına gerçekleşeceğini sordu. Konfederasyonun 14-18 Kasım'da Antalya'da yapılacak Halkların İklim Zirvesi çalışmalarında yer alacağını da açıkladı.

Diğer konfederasyonlar: Bedel çalışana yüklenmesin

Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, adil geçişi "çalışanı yeni koşullara hazırlayan, işini ve gelirini koruyan, sosyal güvenliğini güçlendiren bir kamu politikası" olarak tanımladı ve yeşil dönüşüm gerekçesiyle güvencesiz çalışmanın yaygınlaşmasına karşı uyardı. Aydınlık'ın aktardığına göre Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın "Dönüşümün yeşil olması da onun kendiliğinden adil olduğu anlamına gelmemektedir" dedi. Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay ise Sakarya'nın Kaynarca ve Ferizli ilçeleri sınırlarında kurulması planlanan endüstri bölgesine tepki göstererek verimli tarım arazilerinin korunmasını istedi.

Yeşil fabrikada sendika hakkı

Toplantının ertesi günü, 20 Ekim'de, Birleşik Metal-İş Genel Sekreteri Ali Çeltek IndustriALL'un düzenlediği Pil Tedarik Zincirinde Örgütlenme Konferansı'nda, ciddi kamu teşvikleri alan Smart Güneş'in Aliağa fabrikasında 80'den fazla işçinin sendikal tercihleri nedeniyle işten çıkarıldığını söyledi. Evrensel'in haberine göre Enerji-Sen'in yetkili olduğu fabrikada atılan 83 işçinin geri alınması ve enflasyon zammı talebiyle süren direniş 20 Ekim'de 14. gününe girdi. İşçiler 22 Ekim'de TBMM'de Emek Partisi milletvekilleriyle basın toplantısı yapacak. Smart işçilerinin önceki direniş adımlarını da aktarmıştık.

Konfederasyon salonlarında adil geçiş konuşulurken güneş paneli üreten bir fabrikada sendika seçen işçilerin kapı önüne konması, sorunun teknoloji değil mülkiyet ve iktidar meselesi olduğunu gösteriyor. Enerjiyi kimin, kimin için ürettiği sorusu yanıtsız kaldıkça yeşil dönüşüm de kirleten sermayenin yeni kâr alanı olmaktan öteye geçemeyecek.