İzmir Aliağa'daki Smart Güneş Teknolojileri fabrikasında, sendikal nedenle işten çıkarıldıklarını söyleyen işçilerin direnişi 19 Ekim 2026'da 13. gününe girdi. Fabrikadaki duruşun sona ereceği ve üretimin yeniden başlayacağı bildirilince sabah vardiyaya gelen işçilerin önüne, imzalamayanların içeri alınmayacağı söylenen bir taahhütname kondu.
İşten kaçınma hakkına imza dayatması
Evrensel muhabiri Emre Gökmen'in aktardığına göre "İşyeri Güvenliği ve Çalışma Düzenine İlişkin Taahhütname" başlıklı belgede, işyerinin iş sağlığı ve güvenliği bakımından çok tehlikeli sınıfta yer aldığı gerekçe gösterilerek çalışma yükümlülüklerinin yerine getirileceği ve işten kaçınma hakkının kullanılmayacağı yönünde maddeler bulunuyordu. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 13. maddesi, ciddi ve yakın tehlikeyle karşılaşan çalışana çalışmaktan kaçınma hakkı tanıyor.
İşçiler belgeyi "yasal haklarımın korunması koşuluyla" ibaresini ekleyerek imzalamak istedi; yönetim ise hiçbir şerh eklenemeyeceğini, ekleyenlerin de içeri alınmayacağını bildirdi. DİSK/Enerji-Sen sabah yaptığı açıklamada, şirket yetkililerinin belgeyi şartsız imzalamayanları geri çevireceğini tebliğ ettiğini duyurdu: "'Çalışmak istiyorsanız imzalarsınız' tehdidiyle yasal haklarını korumak isteyen işçilerin fabrikaya alınmaması açık bir hak gaspıdır. Bizler bu emrivakiye, gözdağına ve hukuksuzluğa boyun eğmiyor; haksız dayatmalar geri çekilene kadar içeri girmiyoruz."
Evrensel'e konuşan işçiler ise dayatmanın gerçek amacına dikkat çekti: "Tehlikeli iş sınıfında yer aldığımız için diye yalan söylüyorlar. Ama esas dertlerinin işten kaçınma hakkımız ve üretimi durdurmamızın önüne geçmek olduğunu hepimiz biliyoruz. Bu yaptıkları bile bizden ne kadar korktuklarını yeniden gösteriyor."
Tutanak tutuldu, yönetim geri adım attı
İşçiler, belirtilen saatte vardiyaya gelmelerine rağmen taahhütname nedeniyle içeri alınmadıklarını kayda geçiren bir tutanağı topluca imzaladı. Birleşik Metal-İş İzmir Şube Başkanı Evren Aktürk, "Bu ülkede herhangi bir vatandaşın herhangi bir sözleşmeye, dilekçeye 'yasal haklarımın korunması koşuluyla' ibaresi eklemesi hiçbir yerde engellenemez" dedi. İşçilerin birlikte direnmesi karşısında yönetim geri adım attı; işçiler taahhütnamelere "Tüm haklarım saklıdır" şerhini düşerek imzaladı ve vardiyaya başladı.
Enerji-Sen'in ardından paylaştığı açıklamada işçiler, "Bizi bölmeye çalışanlara inat, vardiyamıza kol kola giriyor ve üretim alanında da yan yana durmaya devam ediyoruz" dedi. Sendika, asıl hukuksuzluğun "önce 7, ardından 75 arkadaşımızı haksız yere işten çıkaran" işverende olduğunu vurgulayarak fabrika önünde direnen işçilerle mücadelenin "içeride ve dışarıda omuz omuza" süreceğini açıkladı.
Direniş sürüyor
Enerji-Sen'de örgütlenen işçiler, sendika fabrikada toplu sözleşme yetkisi için gereken çoğunluğu sağladıktan sonra da direnişi sürdürüyor; sendikanın açıklamalarında işten çıkarılan işçi sayısı 85 olarak geçiyor. Talepler; işten çıkarılanların işe iadesi, ödenmeyen alacakların ödenmesi ve sendika seçme hakkına saygı gösterilmesi. İşçiler 12 Ekim'de direnişi Aliağa'nın kent meydanına taşımıştı.
Sabahki tablo, işyerindeki güç ilişkisini de gösterdi: tek tek imzaya zorlanmak istenen işçiler, birlikte hareket ettiklerinde yönetimi aynı sabah geri adım atmaya zorladı. Şirketin taahhütname uygulamasına ilişkin kamuoyuna yaptığı bir açıklama basına yansımadı.


