İzmir'in Bornova ilçesinde Sait Güzelcan Ortaokulu'na sendikal ziyaret için giden Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) İzmir 4 No'lu Şube yöneticileri gözaltına alındı. Yöneticilere destek olan ve sendika üyesi olan okul müdür yardımcısı da gözaltına alınarak savcılığa sevk edildi. Eğitim Sen, müdahaleyi "kanunsuz, keyfi ve yetki sınırlarını aşan" bir uygulama olarak niteledi.
BirGün'ün 16 Ekim'de aktardığı sendika açıklamasına göre şube yöneticileri okul kapısında görevli bekçinin kimlik kontrolüyle karşılaştı. Yöneticiler, sendikacı olduklarını ve okul yönetiminin ziyaretten haberdar olduğunu söyledi; müdür yardımcısı da onların misafirleri olduğunu belirtti. Buna rağmen bekçi emniyeti aradı. İki sendika yöneticisi ile müdür yardımcısı gözaltına alındı; karakolda iki yöneticiye para cezası kesilerek serbest bırakıldı, müdür yardımcısı ise savcılığa sevk edildi.
"Sendikal faaliyet suç değildir"
Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, aynı gün yaptığı paylaşımda MEB'in okullara yönelik tedbirlerinin "tedbirden çok fecaata sebep olduğunu" söyledi: "Okullarda artan şiddete karşı bilimsel ve pedagojik çözüm önerilerimizi yok sayanlar, okul önlerine bekçi görevlendirerek sendikal faaliyetlerimizi engellemeye çalışıyor." Irmak, "Okulların ihtiyacı baskı ve güvenlikçi politikalar değil; bilimsel, pedagojik ve demokratik çözümlerdir. Sendikal faaliyet suç değildir, engellenemez" diyerek arkadaşlarının derhal serbest bırakılmasını istedi.
Sendika Genel Merkezi 17 Ekim'de yayımladığı açıklamada, okul yönetiminin bilgisi dahilinde yapılan ziyaretin "tamamen anayasal bir hak" olduğunu vurguladı ve yöneticilerin "açıkça tehdit edildiğini" belirtti. Açıklamada, "Unvanı, makamı veya görevi ne olursa olsun hiç kimse kendisini hukukun üzerinde göremez" denildi.
Bekçiler ve kolluk amirleri hakkında suç duyurusu
Eğitim Sen, sendikal faaliyeti engelleyen, yöneticileri tehdit eden ve hukuk dışı emirleri uygulayan bekçiler ve kolluk amirleri hakkında Türk Ceza Kanunu'nun sendika hakkının kullanılmasının engellenmesini düzenleyen 118. maddesi ve görevi kötüye kullanma suçu başta olmak üzere suç duyurusunda bulunacağını açıkladı. Sendika, "Güvenli okullar, eğitim emekçilerinin baskı altına alınması, sendikal hakların engellenmesi ve okul kapılarında kolluk gücüyle gözdağı verilmesiyle sağlanamaz" dedi.
Öğretmenler ve sendikalar, okullardaki şiddetin yalnızca bir güvenlik sorunu olmadığını; yoksullaşma, adaletsizlik ve eğitimin özelleştirilmesiyle bağlantılı olduğunu vurguluyor: Kadıköy'de öğretmenlerden güvenli eğitim çağrısı. Bunun yerine okul kapılarına yerleştirilen kolluk gücünün ilk hedeflerinden birinin eğitim emekçilerinin örgütlenme hakkı olması, "güvenlik" adı altında genişleyen denetimin kime yöneldiğini açıkça gösteriyor. Kamu emekçilerinin işyerlerinde sendikal faaliyet yürütmesi, Anayasa ve 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu ile güvence altındaki bir haktır.
Müdür yardımcısı hakkındaki savcılık sürecinin sonucuna ve İzmir Valiliği ile İl Emniyet Müdürlüğü'nün olaya ilişkin kamuya açık bir açıklamasına ulaşılamadı.


