Sivas'ın Suşehri ilçesinde Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) kapsamında çalıştırılan 14 yaşındaki lise öğrencisi Umut Emin Kaya, 16 Ekim Cuma günü işyerine ait hafif ticari aracın devrilmesi sonucu hayatını kaybetti. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi, Umut Emin'in bu yıl tespit edebildikleri 69. çocuk işçi ölümü olduğunu açıkladı.

DHA'nın aktardığına göre kaza saat 12.30 sıralarında Yalnızbağlar Mahallesi Ekrem Erdem Bulvarı'nda meydana geldi. 19 yaşındaki işçi Oğuzhan Yüksel'in kullandığı 58 ACB 838 plakalı hafif ticari araç kontrolden çıkarak yolun sağındaki şarampole devrildi. Araçtaki 14 yaşındaki Eymen Efe Yüksel, 15 yaşındaki Hasan Can Ekinci ve 16 yaşındaki Atakan Kuzpınar ile sürücü de yaralandı. Suşehri Devlet Hastanesi'ne kaldırılan Umut Emin, yapılan müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Öğrencilerin staj yaptıkları işyerine ait araçla işyerine gittikleri bildirildi; kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Aynı okulun öğrencileri, metal işkolunda

İSİG Meclisi'nin paylaşımına göre Umut Emin, Suşehri Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nin 9. sınıf öğrencisiydi. Yaralanan çocukların da aynı lisede okuduğu ve MESEM kapsamında metal işkolunda çalıştırıldığı belirtiliyor. İSİG, "Umut Emin'in fotoğrafına ulaşamadık" notuyla paylaşımını #ÇocukİşçiliğiİleMücadeleye etiketiyle duyurdu.

MESEM modelinde öğrenciler haftanın büyük bölümünü okulda değil, işletmede geçiriyor. "Mesleki eğitim" adı altında 14 yaşındaki çocukların sanayi işletmelerine ucuz işgücü olarak yönlendirildiği bu düzende, işyerine ulaşım da dahil olmak üzere çocukların can güvenliğinin kimin sorumluluğunda olduğu sorusu her ölümle yeniden gündeme geliyor. Bağımsız Maden-İş Sendikası Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu, ölümün ardından "MESEM patronların çocuk işçi mezbahanesine dönüştü" diyerek projenin sorumlularının yargılanması gerektiğini yazdı.

MESEM'deki ölümler yargıda da cezasız kalma eğilimi taşıyor: MESEM'de ölen 15 yaşındaki Muhammed'in davasında hapis cezası 20 taksitlik para cezasına çevrildi. FİSA Çocuk Hakları Merkezi de yaz aylarında en az 44 çocuğun iş cinayetlerinde hayatını kaybettiğini açıklamıştı: FİSA yaz raporu.

Aynı günlerde asansör, iskele ve şantiye

İSİG Meclisi'nin 16 ve 17 Ekim'de duyurduğu diğer iş cinayetleri de önlenebilir risklerin işçilerin hayatına mal olduğunu gösteriyor. Manisa Akhisar'da gıda üretim işletmesinde yük asansörünün halatlarının kopmasıyla zemine düşen iki çocuk annesi Semanur Küçük; Samsun Atakum'da çalıştığı restoranın yemek servis asansörünün mekanik aksamını kontrol ederken kabinin düşmesiyle 31 yaşındaki garson Oğuzhan Şanlı hayatını kaybetti. Konya Ereğli'de inşaatta iskeleden düşen 54 yaşındaki Metin Sayan dört gün, Bursa İnegöl'de bir sandalye imalathanesinde yaklaşık 10 metre yükseklikten asansör boşluğuna düşen 29 yaşındaki Nihat Tekbaş on gün sonra hastanede yaşamını yitirdi. Muğla Bodrum'da ise 27 yaşındaki Seyithan Almalı çalıştığı inşaat şantiyesinde ölü bulundu.

Bir çocuğun okul sırası yerine işyolunda can vermesi, bireysel bir "trafik kazası" değil; çocuk emeğini eğitim adı altında üretime bağlayan ve denetimi işverenin insafına bırakan bir politikanın sonucu. Suşehri'ndeki işletmenin ve okul yönetiminin kazaya ilişkin kamuya açık bir açıklamasına ulaşılamadı.