Konya'da Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) öğrencisi olarak bir oto tamirhanesinde çalışırken hayatını kaybeden 15 yaşındaki Muhammed Salih Gövdetaşan'ın ölümüne ilişkin dava, BirGün'ün 8 Ekim 2026'da yayımladığı haberle yeniden gündeme geldi. Habere göre bilirkişi raporunda asli kusurlu bulunan sanığa verilen 2 yıl 1 aylık hapis cezası, 760 gün karşılığı 76 bin liralık adli para cezasına çevrildi ve cezanın 20 taksitte ödenmesine karar verildi. Gövdetaşan ailesi kararı istinafa taşıdı.
Ailenin "Bir çocuğun yaşamı 20 ay taksitle ödenir mi?" sözleriyle tepki gösterdiği karar, MESEM kapsamında işyerlerinde çalışan çocukların güvenliği ve iş cinayeti davalarında verilen cezalar konusundaki tartışmayı yeniden alevlendirdi.
Olay nasıl yaşandı?
Sabah gazetesinin 29 Temmuz 2026 tarihli haberine göre olay, Mart 2026'da Konya'da bir oto tamirhanesinde yaşandı. Konya Olay'ın aktardığına göre işyeri, Selçuklu ilçesindeki Zafer Sanayi Sitesi'nde bulunuyor. Habere göre tamirhanede çalışan H.B., tamir için bırakılan bir kamyonetle geri manevra yaptığı sırada aracın arkasında bulunan ve yaklaşık bir ay önce işe başlayan Muhammed'i duvara sıkıştırdı. Ağır yaralanan çocuk kurtarılamadı.
Aynı habere göre H.B., aracı kontrol etmek için geri vitese taktığı sırada ayağının debriyaj pedalından kaydığını, kamyonetin istemi dışında yaklaşık bir metre gittiğini ve frene basamadığını öne sürdü.
Mahkeme ne karar verdi?
Sabah'ın haberine göre iddianamede H.B. ve işyeri sahibi M.Y. hakkında "taksirle öldürme" suçundan 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası istendi. Dava Konya 15. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görüldü. İki ay tutuklu kalan H.B., 14 Mayıs'taki ilk duruşmada tahliye edildi. 22 Mayıs'taki karar duruşmasında mahkeme, H.B.'ye 2 yıl 6 ay hapis cezası verdi ve takdiri indirimle cezayı 2 yıl 1 aya düşürdü. Bu ceza 760 gün karşılığı 76 bin liralık adli para cezasına çevrildi ve 20 taksite bölündü.
Bilirkişi raporunda iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince almadığı gerekçesiyle tali kusurlu bulunan işyeri sahibi M.Y.'ye ise yine Sabah'ın aktardığına göre indirimle 1 yıl 8 ay hapis cezası verildi. Bu cezanın nasıl infaz edileceğine dair ayrıntı haberlere yansımadı. Karar henüz kesinleşmiş değil; dosyayı istinaf mahkemesi inceleyecek.
Yasa ne diyor?
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 85. maddesi, taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişiye iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası öngörüyor. Kanunun 62. maddesine göre mahkeme, failin geçmişi, yargılama sürecindeki tutumu gibi takdiri nedenlerle cezayı altıda birine kadar indirebiliyor. Dosyadaki 2 yıl 6 aylık cezanın 2 yıl 1 aya inmesi bu altıda birlik indirime karşılık geliyor.
Hapis cezasının paraya çevrilmesinin dayanağı ise TCK'nın 50. maddesinin 4. fıkrası. Bu hükme göre taksirli suçlardan verilen hapis cezası, uzun süreli olsa bile diğer koşullar varsa adli para cezasına çevrilebiliyor. Aynı fıkra, "bilinçli taksir" halinde bu çevirmenin uygulanamayacağını açıkça belirtiyor. Yani mahkeme, olayı bilinçli taksir olarak nitelendirmedi.
TCK'nın 52. maddesine göre adli para cezasında bir günün karşılığı en az 100, en fazla 500 lira olarak belirleniyor. Bu sınırlar 2024'te 7499 sayılı Kanunla yükseltildi. Haberlerde aktarılan 760 gün ve 76 bin lira rakamları birlikte okunduğunda, mahkemenin gün başına kanundaki en düşük tutar olan 100 lirayı esas aldığı anlaşılıyor. Aynı madde, hâkimin cezanın en fazla iki yıla yayılan ve en az dört olan taksitlerle ödenmesine karar verebileceğini düzenliyor. 76 bin liranın 20 eşit taksite bölünmesi, taksit başına 3 bin 800 lira ediyor.
TCK'nın 63. maddesi ise hüküm kesinleşmeden önce tutuklulukta geçen sürenin, adli para cezasında her gün 500 lira sayılarak cezadan düşüleceğini öngörüyor. Haberlerde, sanığın tutuklu kaldığı sürenin bu cezadan mahsup edilip edilmediğine dair bilgi yer almıyor.
Aile: Kamera kayıtları dosyaya alınmadı
Baba Savaş Gövdetaşan, BirGün ve Halk TV'ye yaptığı açıklamalarda soruşturmanın eksik yürütüldüğünü savundu. Gövdetaşan, olay öncesini ve kazanın tamamını gösteren güvenlik kamerası kayıtlarının toplanmadığını, bu görüntülerin dosyaya girmesi için defalarca başvurduklarını ancak sonuç alamadıklarını söyledi. Konya Olay'a temmuz ayında konuşan baba, dosyada tek bir açıdan, sessiz bir görüntünün yer aldığını, aracın arkasını gören kayıtların ise incelenmediğini ileri sürdü.
Baba ayrıca olaydan önce oğlu ile sanık arasında bir tartışma yaşandığını öne sürerek olayın tüm yönleriyle araştırılmasını istedi. "Biz tazminat talep etmiyoruz, gerçeğin ortaya çıkmasını istiyoruz" diyen Gövdetaşan, sorumluların yargılanmasını talep etti. Bu iddialar mahkeme kararında karşılık bulmuş değil; sanık tarafının iddialara ilişkin bir açıklaması da basına yansımadı.
MESEM'de resmi veriler
MESEM'ler, 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu kapsamında öğrencilerin eğitimlerinin büyük bölümünü işletmelerde çalışarak gördüğü bir model. Kanunun 25. maddesi, işyerinin kusuru halinde öğrencilerin eğitimi sırasında meydana gelen iş kazalarından işverenin sorumlu olduğunu, öğrencilerin sigorta primlerinin ise asgari ücretin yüzde ellisi üzerinden Bakanlık bütçesinden karşılanacağını hükme bağlıyor.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in eylül ayında DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu'nun soru önergesine verdiği yanıta göre, 2025 ve 2026 yıllarında MESEM'e kayıtlı öğrenciler 9 bin 950 iş kazası geçirdi ve 37 öğrenci hayatını kaybetti. Bakanlık haziranda başka bir önergeye verdiği yanıtta ise 2016'dan bu yana MESEM kapsamında 3 bin 80 iş kazası yaşandığını ve bunların 13'ünün ölümle sonuçlandığını bildirmişti. İki yanıt arasındaki fark, verilerin nasıl tutulduğu sorusunu da gündeme getirdi. Bakanlık aynı yanıtta 2024 sonuna kadar 253 bin 940 işletmenin incelendiğini, uygun bulunmayan 23 bin 252 işletmeyle sözleşmenin sona erdirildiğini ve işyerlerindeki iş güvenliği denetiminin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yürütüldüğünü belirtti.
Çocuk işçi ölümlerine ilişkin bağımsız verilere önceki haberlerimizden ulaşılabilir: FİSA: Yaz aylarında en az 44 çocuk iş cinayetlerinde hayatını kaybetti ve İSİG Eylül raporu: 226 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. Bir başka iş cinayeti davasının seyri için: Aliağa gemi söküm davasında ilk duruşma. Çalışma alanında hayatını kaybeden bir başka çocuk için: Hilvan'da fıstık fabrikasında 6 yaşındaki çocuk hayatını kaybetti.
Emek Pusulası, istinaf sürecindeki gelişmeleri takip edecek.


