İzmir'in Aliağa ilçesindeki gemi söküm bölgesinde, Işıksan Gemi Söküm AŞ'nin tesisinde 31 Ağustos 2024'te gazdan zehirlenerek yaşamını yitiren İbrahim Karakaya'nın ölümüne ilişkin davanın ilk duruşması, olaydan yaklaşık iki yıl sonra Aliağa 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Evrensel'in 7 Ekim 2026'da aktardığına göre, aralarında tesis müdürünün de bulunduğu dört sanık "taksirle ölüme sebebiyet verme" suçlamasıyla yargılanıyor ve suçlamaları kabul etmiyor.

Dosyadaki bilirkişi raporuna göre olayın yaşandığı odada oksijen oranı yüzde 3'e kadar düştü. Normal havada bu oran yaklaşık yüzde 21. Ailenin avukatı davanın olası kast kapsamında ağır ceza mahkemesinde görülmesini istedi. Mahkeme bu talebi reddetti, sanıkların kusur durumunun yeniden belirlenmesi için yeni bir bilirkişi raporu alınmasına karar verdi.

31 Ağustos 2024'te ne olmuştu?

Olay, Bermuda bayraklı yüzer petrol platformu Bideford Dolphin'in söküm sürecinde yaşandı. NTV'nin olay günü yayımladığı habere göre gemi üzerinde gazdan etkilenen işçilerden İbrahim Karakaya kurtarılamadı. Durumu ağır olan üç kişi İzmir Bayraklı Şehir Hastanesi'ne sevk edildi, yardıma koşan altı işçi de hastaneye başvurdu.

Karakaya'nın platformda hangi sıfatla bulunduğu kaynaklarda farklı aktarılıyor. Belçika merkezli NGO Shipbreaking Platform, 22 Eylül 2024 tarihli açıklamasında Karakaya'nın platformdan malzeme ve mobilya çıkarmakla görevli bir taşeron firmada çalıştığını belirtti. İSİG Meclisi'nin 8 Temmuz 2025'te yayımladığı metinde ise söküm başlamadan önce malzeme ve mobilya satın almak için sahada bulunduğu ifade edildi. İddianamede gemiye o gün gelen kişilerden "müşteri" olarak söz ediliyor. İSİG'in yayımladığı metne göre Karakaya'nın eşi, şirkete karşı ayrı bir tazminat davası da açtı.

Bilirkişi raporu ve iddianame neler söylüyor?

Evrensel'in aktardığı dosya bilgilerine göre İstanbul Adli Tıp Kurumu'nun 23 Aralık 2024 tarihli raporu, Karakaya'nın toksik gaz zehirlenmesi sonucu öldüğünü ve olayla ölüm arasında illiyet bağı bulunduğunu tespit etti. Bilirkişi raporunda, yangın söndürme sisteminde Inergen gazı kullanıldığı, 30-40 kadar söndürücü tüpten salınım olduğu ve ikinci kattaki odada oksijenin yüzde 3'e düştüğü kaydedildi.

Rapor, kapalı alanlara giriş öncesinde iş izni ve gerekli organizasyonu kurmadığı gerekçesiyle tesis müdürü H.S.D.'yi olayın "ana etkeni" olarak değerlendirdi. İddianamede ise satış destek elemanı R.A.'nın o gün tek başına çok sayıda müşteriye refakat ettiği, satış müdürü M.Y.'nin de müşterilerin gemide tek başına dolaşmasını önlemediği ileri sürüldü. Dördüncü sanık S.A. gemide çavuş olarak çalışıyordu.

Sanıklar suçlamaları reddetti

Duruşmada savunma yapan tesis müdürü, gemide yaklaşık bir ay önce genel bir gaz ölçümü yaptırıldığını, ancak kesim işlemi başlamadığı için olayın yaşandığı odada ölçüm yaptırmadıklarını söyledi. Müşterilere baret, çelik burunlu ayakkabı, yelek, toz maskesi ve eldiven verildiğini, iş güvenliği uzmanlarının haftada üç gün gemiye geldiğini de anlattı. R.A., gaz ölçümünün yapılıp yapılmadığını bilmediğini ve kendisine müşteri güvenliğiyle ilgili bir görev verilmediğini; M.Y. olay günü gemide olmadığını; S.A. ise olay sırasında öğle yemeğinde bulunduğunu ve kusurunun olmadığını söyledi. Sanık avukatları yeni bir kusur incelemesi istedi.

Mahkemenin ara kararları

Mahkeme, Karakaya ailesinin davaya katılma talebini kabul etti; görevsizlik talebini ise "bu aşamada görevsizlik kararı verilmesini gerektiren bir tespit bulunmadığı" gerekçesiyle reddetti. İki sanık hakkındaki yurt dışına çıkış yasağı kaldırıldı. Platformun sökümü tamamlanıp olay yerinden kaldırıldığı için keşif yapılamayacağını belirten mahkeme, dosyayı maden mühendisi, iş güvenliği uzmanı ve makine mühendisinden oluşan bir heyete gönderdi. Yaralanan İlker Han ile iki tanığın dinlenmesine de karar verildi. Aile avukatı Berkan Çeviktürk, yeni raporun ardından taleplerini yineleyeceklerini söyledi.

Taksir, bilinçli taksir, olası kast: Kanun ne diyor?

Ailenin talebi, Türk Ceza Kanunu'ndaki üç kavramın farkına dayanıyor. TCK'nın 85. maddesine göre taksirle bir kişinin ölümüne neden olmanın cezası 2 ila 6 yıl hapis. Fiil birden fazla kişinin ölümüne ya da ölüm ile birlikte yaralanmaya yol açmışsa ceza 2 ila 15 yıl. 22. maddeye göre kişi sonucu öngördüğü hâlde istemiyorsa "bilinçli taksir" vardır ve ceza üçte birden yarıya kadar artırılır. Aynı maddeye göre birden fazla kişinin taksirle işlediği suçta herkes kendi kusurundan sorumludur; bu yüzden bilirkişinin kusur dağılımı davada belirleyici oluyor.

21. madde ise sonucu öngörüp yine de fiili işlemeyi "olası kast" olarak tanımlıyor. Bu durumda eylem kasten öldürme kapsamına giriyor; müebbet hapis gerektiren suçlarda ceza 20 ila 25 yıl. Kasten öldürme davaları ağır ceza mahkemelerinde görülüyor. Benzer bir tartışma, kasten öldürme talebinin gündeme geldiği Anamur'daki çocuk işçi Eyüp Can Güner dosyasında da yaşanmıştı.

Ceza yargılamasının dışında, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4. maddesi işverene risk değerlendirmesi yapma ve yeterli bilgi ve talimat verilmeyenlerin "hayati ve özel tehlike bulunan yerlere" girmesini önleme yükümlülüğü getiriyor. Kanunun 23. maddesi de aynı çalışma alanını birden fazla işveren paylaşıyorsa önlemlerin koordinasyon içinde alınmasını şart koşuyor. Taşeron ya da dışarıdan gelen kişilerin bulunduğu söküm sahaları bu açıdan önem taşıyor.

Aliağa'da gemi sökümü ve iş güvenliği

Aliağa, Türkiye'nin gemi geri dönüşüm faaliyetlerinin yoğunlaştığı bölge. İSİG Meclisi verilerine göre Aliağa'da 2013-2026 arasında en az 123 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. NGO Shipbreaking Platform, Işıksan tesisinin 2022'de Avrupa Birliği'nin onaylı gemi geri dönüşüm tesisleri listesinden çıkarıldığını açıkladı. Aynı açıklamada İzmir Tabip Odası'ndan Prof. Dr. Alp Ergör, basınçlı bir kabın kapalı alanda sökülmesinin ancak kapsamlı bir risk değerlendirmesi ve gözetim altında yapılması gerektiğini söyledi.

Denizcilik ve tersane işkolu bu yıl da kayıplar veriyor. İSİG'in Eylül raporuna göre yalnızca geçen ay gemi-tersane-deniz-liman işkolunda 15 kişi hayatını kaybetti: İSİG Eylül raporu: 226 işçi hayatını kaybetti. Yalova'da 4 Ekim'de yaşanan tersane ölümü için: Yalova Altınova'da tersane iş cinayeti.

Benzer dosyalarda yeni bilirkişi süreci

İş cinayeti davalarında olay yerinin değişmesi ve kusur raporlarına itiraz, yargılamaları uzatabiliyor. Kulp'taki viyadük kazası davasında da mahkeme 1 Ekim'de ek bilirkişi raporu istemiş ve duruşmayı Ocak 2027'ye ertelemişti: Diyarbakır Kulp viyadük kazası davasında ek bilirkişi raporu kararı. Aliağa davasının bir sonraki duruşması 13 Ocak 2027'de görülecek. Derlenen haberlerde Işıksan Gemi Söküm'ün davaya ilişkin bir açıklamasına yer verilmedi.