Kamu kurumlarındaki usulsüzlük ve yolsuzluk haberleriyle tanınan BirGün muhabiri İsmail Arı, bu yıl ikinci kez cezaevine gönderildi. Arı, eski Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Ebubekir Şahin'in şikâyeti üzerine açılan soruşturmada ifade vermesi için 20 Ekim saat 15.30'da Ankara Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğü'ne çağrıldı. Belirtilen saatte kendi isteğiyle emniyete giden gazeteciye orada savcılığın gözaltı kararı tebliğ edildi.
Geceyi emniyette geçiren Arı, 21 Ekim sabahı adliyeye götürüldü. Yaklaşık bir saat süren savcılık ifadesinin ardından tutuklama talebiyle Ankara 6. Sulh Ceza Hâkimliği'ne sevk edildi. Gözaltı aşamasında "kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret" ve "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlamaları yöneltilen Arı, hâkimlik tarafından "yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlamasıyla tutuklandı. T24'ün aktardığına göre hâkimlik, "kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin bulunması" ile "kaçma ve delilleri karartma ihtimali" gerekçesiyle adli kontrolün yetersiz kalacağına hükmetti.
"Hâkim dinlemedi bile"
Arı'nın avukatları, gazetecinin sabit ikametgâhı olduğunu ve ifadeye kendi rızasıyla gittiğini, kaçma ya da delil karartma şüphesini gerektiren hiçbir durum bulunmadığını vurguladı. Sorgusunda "Bugün Dünya Gazeteciler Günü'dür. Suçsuzum" diyerek serbest bırakılmayı talep eden Arı, karardan sonra avukatları aracılığıyla şu açıklamayı yaptı: "Hâkim dinlemedi bile, avukatların sözünü kesti. Yatarı bile olmayan suçtan beni bir kez daha cezaevine gönderiyorlar."
Aynı yıl içinde ikinci tutukluluk
Arı, 21 Mart 2026'da, bayram ziyareti için bulunduğu Tokat'ta Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın başka bir soruşturması kapsamında gözaltına alınmış ve yine "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlamasıyla tutuklanmıştı. 75 gün Sincan Cezaevi'nde kalan gazeteci, 5 Haziran'daki ilk duruşmada Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından, savcının tutukluluğun devamı talebine rağmen adli kontrol uygulanmaksızın tahliye edilmişti. T24'e göre İletişim Başkanlığı, bu süreçte Arı'nın basın kartını da iptal etti.
"Dezenformasyon" maddesi gazetecilerin üzerinde
Arı'ya yöneltilen suç, Ekim 2022'de yürürlüğe giren ve kamuoyunda "dezenformasyon yasası" olarak bilinen düzenlemeyle Türk Ceza Kanunu'na eklenen 217/A maddesinde tanımlı. Madde, ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığa ilişkin gerçeğe aykırı bir bilgiyi, "sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak saikiyle" ve kamu barışını bozmaya elverişli biçimde yayan kişiye bir yıldan üç yıla kadar hapis öngörüyor. Ceza Muhakemesi Kanunu'na göre tutuklama ancak kuvvetli suç şüphesi ile kaçma ya da delil karartma gibi somut bir tutuklama nedeninin birlikte bulunması ve tedbirin ölçülü olması hâlinde mümkün; çağrıya uyarak kendiliğinden emniyete giden bir gazeteci için "kaçma şüphesi" gerekçesi bu nedenle sert eleştiri alıyor. Anayasa Mahkemesi de pek çok kararında, gazetecilik faaliyeti gerekçe gösterilerek verilen tutuklamaların kişi özgürlüğü ile ifade ve basın özgürlüğünü ihlal ettiğine hükmetti.
Tutuklama kararı, gazetecilerin emeğini ve halkın haber alma hakkını savunmak için anılan bir günde verildi. Kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığını izleyen bir muhabirin, yıl içinde ikinci kez aynı "dezenformasyon" suçlamasıyla cezaevine gönderilmesi, iktidarın denetlenmekten ne kadar rahatsız olduğunu gösteriyor. Umut-Sen de kararın ardından "Gazeteci dostumuz İsmail Arı yeniden tutuklandı" diyerek Arı'yla dayanışma çağrısı yaptı. Tutuklama kararına karşı itiraz yolu açık.
Basın emekçilerine yönelik diğer baskılar için: İzmir'de 12 basın emekçisi kod 48'le işten atıldı.


