Eskişehir Büyükşehir Belediyesi'nin şirketi Espark bünyesinde park ve bahçe işlerinde çalışan işçiler, 14-15 yıldır her yıl yedi ay çalıştırılıp beş ay işsiz bırakıldıklarını söylüyor. Evrensel'den Berivan Özkara'nın 22 Ekim tarihli haberine göre işçilerin "mevsimlik" sayılması nedeniyle 31 Ekim'de çıkışları verilecek; işçiler aynı işi yapan 12 aylık daimi işçilerin haklarından da yararlanamadıklarını belirtiyor.

"Parklara kilit mi vuruluyor?"

Evrensel'e konuşan 15 yıllık bir işçi, kışın da temizlik ve bakımın sürdüğünü vurgulayarak "31 Ekim'de bizden çıkış alınıyor. Çıktıktan sonra parklara kilit mi vuruluyor? Çalışılmıyor mu? Çöp alınmayacak mı?" diye sordu. İşçilerin avukatı Buğra Sarı, kış aylarında da yeni işçi alındığının İŞKUR kayıtlarıyla sabit olduğunu söylüyor.

İşçilerin anlattığına göre düzenli geliri olmayan işçiler beş ayı kredi kartı ve krediyle geçiriyor. Bir işçi "Her sene ben en az 110 bin lira açıkla giriyorum içeri" dedi.

Mahkeme: Mevsimlik işçi değiller

Evrensel'in aktardığına göre yıllık izin hakları için dava açan işçiler, Eskişehir 6. İş Mahkemesi'nde lehlerine karar aldı; mahkeme işçilerin mevsimlik işçi olmadığına ve yıllık izin haklarının bulunduğuna hükmetti. Ancak belediye ve Espark'ın başvurusuyla dosyalar Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'ne (istinaf) taşındı; kararlar henüz kesinleşmedi. Avukat Sarı, başlatılan icra takiplerine rağmen ödemelerin istinaf nedeniyle beklediğini ve halen çalışan işçiler için de yıllık izin başvurusu yapacaklarını belirtti.

Hukuki dayanak: İşin niteliği belirleyici

4857 sayılı İş Kanunu'nun 53. maddesinin son fıkrası, yıllık ücretli izin hükümlerinin yalnızca "niteliği gereği bir yıldan daha az süren mevsimlik veya kampanya işlerinde" uygulanmayacağını söylüyor. Yani bir işin mevsimlik sayılması, işverenin sözleşmeye yazdığı süreye değil, işin kendisinin yıl boyunca sürüp sürmediğine bağlı. Park ve bahçelerin bakımı, temizliği ve çöpün toplanması kışın da sürdüğü için işçiler ve avukatları bu işlerin mevsimlik sayılamayacağını savunuyor; ilk derece mahkemesi de bu yönde karar verdi.

İş Kanunu'nun 11. maddesi de belirli süreli iş sözleşmesinin esaslı bir neden olmadıkça üst üste (zincirleme) yapılamayacağını, aksi halde sözleşmenin başlangıçtan itibaren belirsiz süreli sayılacağını düzenliyor. Her yıl aynı işçilerle aynı işe yeniden başlanması bu açıdan da tartışmalı.

Avukat Sarı, 2018'de 696 sayılı KHK ile taşeron işçilerin kadroya geçirilmesinin amaçlandığını, ancak düzenlemedeki "yıl boyunca devam etmeyen işler" istisnasının bazı belediyelerce işçileri geçici ya da mevsimlik statüde tutmak için kullanıldığını söylüyor. Sarı'ya göre park ve bahçe işleri, KHK'de de yıl boyunca devam eden işlerden sayılıyor ve Espark işçileri 2018'deki kadro düzenlemesinden yararlandırılmadı.

Sendikaya tepki: "Bu işlere girmeyin, başınız yanar"

İşçiler, üyesi oldukları Türk-İş'e bağlı Belediye-İş Sendikası'nın kendilerini yalnız bıraktığını söylüyor. Avukat Sarı'nın aktardığına göre hak aramak isteyen işçilere sendika temsilcileri "Bu işlere girmeyin, başınız yanar" dedi; Sarı, dava sürecinde sendikadan istenen belgelerin mahkemeye gönderilmediğini de belirtti. İşçiler her ay ücretlerinden 2 bin liranın üzerinde aidat kesildiğini, buna karşın yedi ay çalıştıkları gerekçesiyle sendika seçimlerinde oy kullandırılmadıklarını anlatıyor. İşçilerin diğer avukatı Burak Ağıldere de hakların işçilerin tek tek dava açmasına bırakılmadan sendika tarafından takip edilmesi gerektiğini vurguladı.

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Espark ve Belediye-İş Sendikası'nın işçilerin ve avukatların iddialarına ilişkin bir açıklamasına ulaşılamadı; Evrensel'in haberinde de kurumların yanıtı yer almıyor.

Yılın yedi ayında kentin yeşil alanlarını ayakta tutan işçilerin beş ay boyunca borçla yaşamaya mahkûm edilmesi, "kadro" vaadinin taşeron düzenini ortadan kaldırmadığını, yalnızca biçim değiştirdiğini bir kez daha gösteriyor. Mahkeme kararına rağmen süren uygulama, hakkın ancak örgütlü mücadeleyle kalıcılaşabileceğini hatırlatıyor.