Gemi yapım ve deniz taşımacılığı işçilerini örgütleyen DİSK'e bağlı Limter-İş Sendikası'nın Yönetim Kurulu üyesi Kenan Hesass, 258 günlük tutukluluğun ardından serbest kaldı. Sendika, 22 Ekim Perşembe saat 11.30'da yaptığı paylaşımda "Yönetim Kurulu üyemiz Kenan Hesass, bugün görülen ilk duruşmasında tahliye oldu. Hoş geldin!" dedi. Duruşma, Yalova Adliyesi'ndeki 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde saat 10.45'e planlanmıştı.

Umut-Sen de kararı "258 gün tutsak edilen Limter-İş yöneticisi Kenan Hesass tahliye edildi!" sözleriyle duyurdu ve "Sendikal mücadele suç değildir! Tüm tutsak sendikacılara özgürlük!" çağrısını yineledi. Sendika ve DİSK, duruşma öncesinde emek örgütlerini adliye önünde dayanışmaya çağırmıştı.

Sekiz buçuk ay hâkim karşısına çıkmadan

Hesass, 3 Şubat 2026'da sosyalist kurumlara ve sendikacılara yönelik olarak birçok ilde yürütülen operasyonda gözaltına alınmış, 6 Şubat'ta tutuklanmıştı. Aynı operasyonda Limter-İş'in Genel Başkanı İleri Devrim Yurtsever ile önceki dönem yöneticileri de tutuklanmıştı. Hesass, bugüne kadar bir kez bile hâkim karşısına çıkamadan yaklaşık sekiz buçuk ay cezaevinde kaldı.

Genel Başkan Yurtsever de 29 Eylül'de İstanbul Çağlayan Adliyesi'nde görülen ilk duruşmasında, yaklaşık sekiz aylık tutukluluğun ardından yurt dışı çıkış yasağıyla tahliye edilmişti; onun davası 21 Ocak 2027'ye ertelendi.

Hesass'ın tahliyesinin adli kontrol şartına bağlanıp bağlanmadığı ve davanın hangi tarihe ertelendiği, sendikanın ilk açıklamasında yer almadı. Bu bilgiler netleştiğinde haberimizi güncelleyeceğiz.

Tutukluluk fiilen cezaya dönüştü

Tahliye kararı sendikacılar ve aileleri için bir kazanım. Ancak bir işçi sendikası yöneticisinin hâkim karşısına çıkmadan 258 gün cezaevinde tutulması, tutuklamanın bir tedbir olmaktan çıkıp fiilen cezaya dönüştüğünü gösteriyor. Anayasa'nın 19. maddesi tutuklamayı istisnai bir tedbir olarak düzenliyor ve kişinin makul sürede yargılanmasını ya da serbest bırakılmasını güvenceye alıyor. Sendika hakkı ise Anayasa'nın 51. maddesiyle korunuyor.

DİSK, Nisan'daki açıklamasında Limter-İş yöneticilerinin tutuklanmasını "hakları için örgütlenme mücadelesi veren işçilere yönelen baskı girişimi" olarak nitelemişti. Tersanelerdeki ağır ve tehlikeli çalışma koşullarına, ödenmeyen ücretlere ve iş cinayetlerine karşı örgütlenen bir sendikanın yöneticilerini aylarca cezaevinde tutmak, tersane patronlarına değil işçilere karşı işleyen bir hukukun görüntüsünü veriyor. Sendikaların "Sendikacılık suç değildir" çağrısı, Hesass'ın tahliyesiyle birlikte hâlâ tutuklu olan sendikacılar için de sürüyor.

Duruşma öncesindeki haberimiz için: Limter-İş'li Hesass 258 gün sonra hâkim karşısında.