Büro Emekçileri Sendikası (BES), 2027 yılı merkezi yönetim bütçesinin TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'ndaki görüşmeleri başlarken 21 Ekim'de "İnsanca yaşam, güvenceli iş, demokratik bütçe için alanlardayız" şiarıyla eylem yaptı. Ankara'daki ana eylem, TBMM'nin karşısındaki Hazine ve Maliye Bakanlığı önünde gerçekleşti. BES şubeleri aynı gün Antalya, Eskişehir, Samsun, Van, Mersin ve İzmir'de de basın açıklamaları yaptı.
Ankara'daki açıklamayı okuyan BES Ankara 1 No'lu Şube Başkanı İsmet Meydan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın "dayanıklılık, refah ve dönüşüm" bütçesi olarak sunduğu 27,3 trilyon liralık bütçede faiz giderlerine yaklaşık 4 trilyon lira ayrıldığını, sosyal güvenlik ve sosyal yardımların bunun çok gerisinde kaldığını söyledi. Meydan, "Bütçenin diğer kalemlerine bakmadan bile 2027 yılı bütçesinin bir refah bütçesi değil, alt sınıflardan üst sınıflara tarihi bir servet transferi belgesi olduğu görülmektedir" dedi.
"Sermayeye teşvik, kamu emekçisine tasarruf"
Meydan, vergi yükünün ağırlıklı olarak emekçilere bindirildiğini, buna karşılık faiz ödemelerine, sermaye indirimlerine ve kamu-özel işbirliği garanti ödemelerine büyük kaynak ayrıldığını savundu. Gündemdeki fon skandalına da değinen Meydan, 18 milyar dolarlık "fon vurgununun" faturasının bütçe yoluyla halka ve emekçilere kesilmek istendiğini öne sürdü ve sorumluların istifasını istedi: "Sermayeye vergi afları, teşvikler ve garantili ödemeler yağdırılırken; kamu emekçisine tasarruf tedbirleri, sefalet ücretleri ve vergi dilimi soygunu dayatılmaktadır."
BES Genel Başkanı Özer Avanaş, iktidarın "Aile Yılı" söylemini hatırlatarak "Bu ülkede pırlantadan KDV alınmıyor ama bebek bezinden yüzde 1, bebek mamasından yüzde 10 KDV alınmaya devam ediliyor" dedi. Eyleme katılan KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz ise emekliler, işçiler, öğrenciler ve çiftçiler söz konusu olduğunda "kaynak yok" denildiğini söyledi.
Sendikanın talepleri
BES'in eylemde sıraladığı talepler arasında şunlar var: hedef enflasyon ile toplu sözleşme artışı arasındaki 13,11 puanlık farkın ödenmesi ve acil ek zam; en düşük memur maaşının yoksulluk sınırının üzerine çıkarılması; ilave ödemelerin temel aylığa eklenmesi; 3600 ek gösterge sözünün yerine getirilmesi; Ekim 2008 sonrası işe girenlerin hak kayıplarını giderecek 5510 sayılı Kanun değişikliği; gelir vergisinin ilk diliminin yüzde 10'da sabitlenmesi; ücretsiz kreş, ulaşım ve yemek; grevli, toplu sözleşmeli gerçek sendika hakkı.
Sözcü'nün aktardığına göre Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu da Hazine ve Maliye Bakanlığı önünde bütçeyi protesto etti.
Bütçe sınıflar arası bir tercih
Bütçe, devletin hangi sınıfın yükünü taşıyıp hangisinin kârını koruyacağını gösteren en somut belge. Faize ayrılan pay ile kamu emekçilerinin maaşına ve kamusal hizmetlere ayrılan pay arasındaki fark da bu tercihin dökümü. BES'in araştırma merkezine göre dört kişilik bir memur ailesinin yoksulluk sınırı Ekim'de 125 bin 744 liraya ulaşmışken, en düşük memur maaşı bu tutarın çok altında kalıyor: Memur ailesinin açlık sınırı 49 bin 809 lira. Bütçe görüşmeleri Plan ve Bütçe Komisyonu'nda sürerken kamu emekçileri, bu dökümün alanlarda itirazsız geçmeyeceğini gösterdi.


