En düşük emekli aylığının net asgari ücrete bağlanmasını öngören kanun teklifi TBMM'de komisyon aşamasına geldi. YENİ Parti Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan'ın 16 Ekim'de TBMM Başkanlığı'na sunduğu 2/3960 esas numaralı "Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi", TBMM kayıtlarına göre 19 Ekim'de esas komisyon olarak Plan ve Bütçe Komisyonu'na, tali komisyon olarak Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu'na havale edildi. Teklifin son durumu "komisyonda"; yani ortada kabul edilmiş bir düzenleme değil, Meclis'e sunulmuş bir öneri var.
Sabit taban yerine asgari ücret
Teklif, 5510 sayılı Kanun'un ek 19. maddesindeki "ek ödeme dâhil 23.552 Türk Lirasından az olamaz" ibaresinin "ek ödeme dâhil yürürlükte bulunan net asgari ücret tutarından az olamaz" şeklinde değiştirilmesini öngörüyor. Böylece en düşük aylık bir kereliğine yükseltilmekle kalmayacak, asgari ücretteki her artışla birlikte güncellenecek.
Gerekçe: Açlık sınırının altında aylık
Teklifin gerekçesinde, SGK'nın Temmuz 2026 istatistiklerine göre 4/a, 4/b ve 4/c kapsamında yaşlılık aylığı alan 12 milyon 321 bin 230 kişi bulunduğu, bunların 8 milyon 851 bin 920'sinin 4/a (SSK) kapsamında olduğu hatırlatılıyor. Temmuz 2026'dan bu yana uygulanan 23 bin 552 liralık taban aylık, TÜRK-İŞ'in Eylül 2026 araştırmasında 37 bin 800,92 lira olarak açıklanan dört kişilik ailenin açlık sınırının bile altında kalıyor.
Gerekçe, Strateji ve Bütçe Başkanlığı'nın 9 Ekim tarihli raporundaki ek ödeme hariç seriye dayanarak uzun dönemli erimeyi de ortaya koyuyor: Aralık 2002'de net asgari ücret 184,3 lira, en düşük SSK emekli aylığı 257 liraydı; Temmuz 2026'da bu tutarlar sırasıyla 28 bin 75,5 lira ve 24 bin 325,6 lira. Bu seriye göre en düşük SSK aylığı 2002'de net asgari ücretin yaklaşık yüzde 39,4 üzerindeyken bugün yaklaşık yüzde 13,4 altında. Ek ödeme dahil 23 bin 552 liralık yasal taban ise net asgari ücretin 4 bin 523,50 lira altında.
Teklif, Anayasa'nın 61. maddesindeki "Yaşlılar, Devletçe korunur" hükmüne dayanıyor ve "Emekli vatandaşlarımızın açlık sınırı üzerinde belirlenmiş bir ekonomik güvence ile yaşamaları anayasal haklarıdır" diyor.
Emeklilerin talebi daha yüksek
Emekli örgütlerinin sokakta dile getirdiği talep ise teklifin de ötesinde. Birleşik Emekliler Sendikası 13 Ekim'de Ankara'da Meclis'e yürüyerek en düşük emekli aylığının asgari ücretin en az yüzde 40 üzerine çıkarılmasını istemişti. Bu talebin bir nedeni de asgari ücretin kendisinin yetersizliği: 28 bin 75,5 liralık net asgari ücret de TÜRK-İŞ'in hesapladığı açlık sınırının altında. Yani asgari ücrete endeksleme en düşük aylığı yaklaşık 4 bin 500 lira artırsa da tek başına emeklileri açlık sınırının üzerine çıkarmıyor.
Teklifin yasalaşması için önce komisyonlarda görüşülmesi, ardından Genel Kurul'da kabul edilmesi gerekiyor; bu da iktidar çoğunluğunun desteği olmadan mümkün değil. Milyonlarca emeklinin yıllarca ödediği primlerin karşılığını açlık sınırının altında bir aylıkla aldığı bir düzende, en düşük aylığın nereye çıkacağını Meclis'teki önerilerden çok emeklilerin ve çalışanların örgütlü basıncı belirleyecek.


