Fransa'da eylül ortasında birkaç lisenin kapısında başlayan boykot, bir ayda ülke çapında bir gençlik direnişine dönüştü. Çöken tavanlar, fareli koridorlar, yerine öğretmen atanmayan dersler ve Parcoursup'ın sınıfsal ayıklamasına karşı ayağa kalkan liseliler, önce üniversiteleri, ardından sendikaları ve hayat pahalılığına öfkeli emekçileri yanlarına çekti. 17 Ekim Cumartesi günü düzenleyicilere göre 800 bin, İçişleri Bakanlığı'na göre 550 bin kişi sokaktaydı.

Créteil'den bütün Fransa'ya

Hareketin kıvılcımı, öğretmenlerin kadro ve kaynak eksikliğine karşı greve çıktığı günün ertesinde, 17 Eylül'de Créteil'deki Saint-Exupéry Lisesi'nde çakıldı. Öğrenciler, öğretmenlerinin anlattığı gerekçeleri sahiplenip okul girişini kapattı. 23 Eylül'den itibaren boykotlar Seine-Saint-Denis'e yayıldı; Sevran'daki Blaise-Cendrars Lisesi'nde çekilen küflü duvar ve fare görüntüleri sosyal medyada elden ele dolaştı.

Talepler basit ve somut: yeterli öğretmen ve personel, kalabalık olmayan sınıflar, insanca bir ders programı, onarılmış binalar ve yükseköğretime geçişte öğrencileri sıralayan Parcoursup platformunun kaldırılması. Liselilerin başlıca örgütü Union syndicale lycéenne (USL), Parcoursup'ın kaldırılmasıyla birlikte liseler için 10 milyar avroluk bir yatırım planı istiyor.

Sorunun sınıfsal karakteri sloganlara da yansıdı. Saint-Denis'teki Paul-Éluard Lisesi'nden bir öğrenci RFI'a "Banliyönün en ucundayız, çok ihmal ediliyoruz. Lisenin koridorlarında fareler, sızıntılar var" diye konuştu. Paris'in seçkin Henri-IV Lisesi'nin öğrencileri ise "Ayrıcalıklıyız, paylaşmak istiyoruz" sloganıyla dayanışma boykotuna katıldı.

Reims'te bir meydanda toplanmış liseliler
Reims'te liseliler, 6 Ekim 2026. Fotoğraf: Coolpix2026 / Wikimedia Commons, CC0

Liselerden üniversitelere

Hareket 1 Ekim'den itibaren üniversitelere sıçradı. Öğrenci sendikası Union étudiante, 13 Ekim'deki beşinci eylem gününde Fransa'daki yaklaşık 70 üniversitenin yüzde 90'ının "kapatıldığını ya da işgal edildiğini" açıkladı; Yükseköğretim Bakanlığı ise idari kapatmalar dahil kurumların yaklaşık yüzde 35'inin "aksadığını" bildirdi. Paris-Dauphine on yıl sonra ilk kez kapatıldı; Sciences Po, Polytechnique ve HEC'de de eylemler yaşandı. Union étudiante'ye göre 12 Ekim itibarıyla en az 27 üniversite yönetimi, kampüslerde forum yapılmasını engellemek için "önleyici" kapatma yoluna gitti.

13 Ekim'de hükümete göre 161 bin 500, gençlik örgütlerine göre 480 bin kişi yürüdü. Paris'teki ana kortejin pankartında "Okuma hakkı için seferber liseliler ve öğrenciler. Kahrolsun sosyal ve ırkçı ayıklama" yazıyordu. Öğretmen sendikası FSU, Union étudiante, FAGE ve USL'nin çağrısıyla düzenlenen yürüyüşe CGT Genel Sekreteri Sophie Binet de katıldı ve "Taleplere yanıt verilmediği sürece mobilizasyon sürecek" dedi.

Paris'teki lise yürüyüşünde karton dövizler
Paris'te lise yürüyüşü, 6 Ekim 2026. Fotoğraf: FreCha / Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0

Coplar, gözaltılar, kaybedilen bir el ve bir göz

Hükümetin yanıtı ilk günden itibaren polisiye oldu. Başbakanlık 1 Ekim'de hareketi "Boyun Eğmeyen Fransa ve onun aşırı sol uzantılarının organize ettiği bir manevra" olarak niteledi. Adalet Bakanlığı'nın açıkladığı verilere göre hareketin başından bu yana yaklaşık 8 bin gözaltı yaşandı, bunların 2 bin 735'i kovuşturmaya dönüştü. Polisin "polis içişleri" birimi IGPN, 13 Ekim itibarıyla 36 soruşturma açmıştı; aynı tarihte 200'ü aşkın liseli yaralanmıştı.

Ekim başında 15 yaşında bir lise öğrencisi bir eylemde elini kaybetti. 17 Ekim'de Mulhouse'da 17 yaşındaki bir genç kız bir gözünü kaybetti; savcılık olayla ilgili IGPN'ye soruşturma açtırdı. Lyon'da 13 Ekim'de çevik kuvvet, SNES-FSU'nun "Okulu iyileştirmek için güvenimiz yok" yazılı pankartına el koydu; sendikanın il sekreteri Thomas Gathier cop darbesi aldığını açıkladı. Liselilerin dövizleri durumu özetliyor: "Oy vermek için çok genç, gaz yemek için yeterince yaşlı."

Aix-en-Provence'ta ağaçlı bir caddede yürüyen kalabalık
Aix-en-Provence'ta 17 Ekim yürüyüşü. Fotoğraf: Gabriel from92 / Wikimedia Commons, CC0

17 Ekim: gençlik ve emek aynı kortejde

USL sözcüsü Ryad Riani, 13 Ekim'de tüm liseli ve üniversitelileri 17 Ekim'de "mücadelelerin birliğini yaşatmak" için Sarı Yelekliler'e katılmaya çağırdı. Union étudiante sözcüsü Sabrine Kerbache de çağrıyı "kamu hizmetlerindeki kemer sıkmanın sonuçlarına katlanan herkes" için yaptı. 17 Ekim'de CGT ve Union étudiante'nin de aralarında bulunduğu örgütler, hayat pahalılığına karşı Paris'ten Marsilya'ya, Lille'den Strazburg'a kadar düzenlenen eylemlere 800 bin kişinin katıldığını açıkladı. Paris'teki kortejde liseliler "Kamu hizmetine para" diye haykırdı.

Aix-en-Provence'ta pankartlarla yürüyen eylemciler
Aix-en-Provence'ta 17 Ekim yürüyüşünde pankartlar. Fotoğraf: Gabriel from92 / Wikimedia Commons, CC0

Gün, birçok kentte yağma ve çatışmalarla da anıldı; İçişleri Bakanlığı'na göre 2 bin 397 kişi gözaltına alındı. Liseli örgütü Les Lycéens! Başkan Yardımcısı Louis Letoublon, taşkınlıkların "kınanacak" olduğunu ancak "liselilerin kararlılığını hiçbir şekilde etkilemediğini" söyledi.

Macron'dan sertlik, öğrencilere sessizlik

Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron 18 Ekim akşamı yaptığı televizyon konuşmasında "öfke ve utanç" duyduğunu söyledi, şiddete karışanlara karşı "amansız" olunacağını ve valilerin gerekirse bazı toplantıları yasaklayacağını açıkladı. France 24'ün aktardığına göre Macron, ağır yaralanan genç eylemcilere tek kelime etmedi. Konuşmada somut bir eğitim paketi yer almadı. Başbakan Sébastien Lecornu'nun hükümeti daha önce Parcoursup'ta "şeffaflık" ve öğretmen ataması gibi başlıklarda "beş çalışma alanı" duyurmuş, platformu ise kaldırmayacağını belirtmişti.

Yıkık okullar, kemer sıkmanın aynası

Fransa'daki genel ve teknolojik liselerin ortalama yaşı 65; yüzde 56'sı 1970'ten önce yapıldı. Tablo, kamu hizmetlerini yıllardır kısan, öğretmen kadrolarını eriten ve gençleri bir algoritmayla sıralayıp eleyen bir düzenin ürünü. Liselilerin okul kapısında kurduğu barikat, emekçi ailelerin çocuklarına reva görülen yoksulluğa karşı bir itiraz. Öğretmenlerin, sendikaların ve hayat pahalılığından ezilen emekçilerin bu itirazı sahiplenmesi, hareketin bir okul sorunu olmaktan çıkıp toplumsal bir hesaplaşmaya dönüştüğünü gösteriyor. Okulların Toussaint tatiline girmesiyle birlikte gözler hareketin nasıl süreceğinde.