İstanbul Beşiktaş'ta, Gayrettepe Mahallesi Yıldız Posta Caddesi Gündoğdu Sokak'taki 16 katlı binanın -1 ve -2. katlarında faaliyet gösteren Masquerade adlı gece kulübünde, 2 Nisan 2024 günü tadilat sırasında çıkan yangında 29 kişi yaşamını yitirdi. Katliama ilişkin davanın 16. duruşması 30 Ekim 2026 Cuma günü saat 10.00'da Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'nde, İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek.

Umut-Sen 25 Ekim'de yaptığı paylaşımda "Gayrettepe katliamında katledilen 29 işçi için adalet!" çağrısıyla emekçileri adliye önüne davet etti: "Bu katliamın hesabı sorulsun, katiller yargılansın diye direnen işçi yakınlarının direnişine omuz ver, 30 Ekim'de Çağlayan Adliyesi'nde ailelerle birlikte sesini yükselt!" Çağrıyı yaşamını yitirenlerin ailelerinin oluşturduğu Gayrettepe Katliamı Kayıp Yakınları (@2nisan2024) da paylaşıyor. Yangının üzerinden 30 Ekim itibarıyla 941 gün geçmiş olacak.

Tadilat bir şantiyeydi, önlem yoktu

Dava dosyasına yansıyan bilgilere göre kulüpteki tadilat 11 Mart 2024'te başladı ve tadilat alanı şantiye sınıfında değerlendirildi. İddianameye göre yangın ihbarı 2 Nisan 2024 günü saat 12.35 sıralarında yapıldı; itfaiye içeride mahsur kalanları dışarı çıkardı ancak 29 kişi kurtarılamadı. Umut-Sen ve emek örgütleri, yaşamını yitirenlerin tadilatta ve işletmede çalışan işçiler olduğunu vurgulayarak yangını "işçi katliamı" olarak tanımlıyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı'nın raporunda mekânda yağmurlama sistemi bulunduğu ama çalışmadığı, acil durum aydınlatmalarının ve yönlendirme levhalarının olmadığı, yangın başladıktan sonra elektriklerin kesildiği tespit edildi. Bilirkişi heyetinin ön raporu da sanıkların gerekli önlemleri almadığını, yangına ilk olarak çalışanların müdahale ettiğini ancak yangın tüplerinin boş olması nedeniyle başarılı olamadıklarını kaydetti.

22 sanık, iki ayrı suçlama

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın iddianamesinde 29 kişi maktul, 27 kişi müşteki olarak yer alıyor. İşletme tarafında, kulübün sahipleri ve mesul müdürü dahil 9 sanık için "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olmak" suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6 aya kadar hapis isteniyor. Bu aralık, Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) taksirle birden fazla kişinin ölümüne ilişkin 85/2. maddesindeki 2 ila 15 yıllık cezanın, bilinçli taksir hâlinde cezayı üçte birden yarıya kadar artıran TCK 22/3 ile birlikte uygulanmasından doğuyor.

Davayla birleştirilen ikinci dosyada ise Beşiktaş Belediyesi başkan yardımcıları, itfaiye amir ve müdür yardımcıları ile belediye çalışanlarından oluşan 13 kamu görevlisi yargılanıyor. Onlar için "görevi kötüye kullanma" (TCK 257) ve "taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçlarından 2 yıl 6 aydan 17 yıla kadar hapis talep ediliyor. Sanıklardan 4'ü tutuklu.

İşçi sağlığı ve güvenliği açısından dosyanın kilit sorusu, tadilatı yürüten ve işletmeyi çalıştıranların 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4. maddesindeki genel yükümlülüklerini, yani risklerin önlenmesi, acil durum planları, yangınla mücadele ve tahliye önlemlerini yerine getirip getirmediği. Ruhsat ve denetimden sorumlu kamu görevlilerinin bu tabloya nasıl göz yumduğu ise birleşen dosyanın konusu.

"27 ayda bir rapor bile alınamadı"

İlk duruşması 17 Temmuz 2024'te yapılan davada bugüne kadar 15 duruşma görüldü. 10 Temmuz 2026'daki 15. duruşmada mahkeme, tutuklu sanıkların tutukluluğunun ve diğer sanıklara uygulanan adli kontrol tedbirlerinin devamına, bilirkişi raporunun beklenmesine karar verdi (DHA). Mahkeme başkanının tayini nedeniyle duruşmaya geçici bir heyet baktı.

Ailelerin avukatlarından Ahmet Ergin, o gün Evrensel'e yaptığı değerlendirmede dosyanın kamu görevlilerine ilişkin rapora kilitlendiğini söyledi: "Bir tweet atıldığında anında harekete geçen adalet sistemi, konu işçilerin canı ve hak arama mücadelesi olduğunda maalesef çok yavaş davranıyor. 27 aydır kamu görevlileriyle ilgili bir rapor bile alınamadı, dosya tamamen buna kilitlenmiş durumda."

Ergin'e göre duruşmanın tek olumlu gelişmesi, duruşmaları düzenli takip etmeyen iki belediye çalışanı hakkında zorla getirme kararı verilmesiydi. Ailelerin avukatlarının, kapıların konumu ve çıkışların mevzuata uygunluğunun yerinde görülmesi için yaptığı yeni keşif talebi ise "gelecek asıl heyet tarafından değerlendirilmek üzere" bir sonraki duruşmaya bırakıldı. Yani 30 Ekim'de hem kalıcı heyetin keşif talebine ne diyeceği hem de bekletilen bilirkişi raporunun dosyaya girip girmediği belli olacak.

Ailelerin bir diğer avukatı Onur Fırat Kaynun da Beşiktaş Belediyesi ile İBB'nin mahkemede "yetki karmaşası" yaratmaya çalıştığını, ailelerin ihmallerin aydınlatılmasını ve sorumluların en ağır şekilde cezalandırılmasını istediğini aktardı.

"Ruhsat verenlerin sorumluluğu büyüktür"

Temmuzdaki duruşma öncesinde adliye önünde açıklama yapan ailelere DİSK Genel Başkan Yardımcısı ve Birleşik Metal-İş Genel Başkanı Özkan Atar ile Nakliyat-İş Genel Başkanı Ali Rıza Küçükosmanoğlu destek vermişti. Atar şunları söylemişti: "Ruhsat verenlerin, denetimleri yapmayanların sorumluluğu büyüktür. Bugün 4 sanık tutuklu yargılanırken, ihmali bulunan birçok kişi sürece dahil edilmemiştir. Kamu yöneticileri de dahil olmak üzere suçu ve ihmali olan tüm kesimlerin davaya dahil edilmesini ve yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ediyoruz."

Umut-Sen ise bu hafta yaptığı çağrıda yargıdaki çifte standarda dikkat çekti: "Her türlü hak mücadelesini, sendikal faaliyeti acımasızca cezalandıran yargı, katil patronlara gelince yıllar boyu süren yargılamalar sonucu ödül gibi cezalar veriyor."

Aynı hafta iki dava daha

Gayrettepe duruşması, emek cephesinin yoğun bir adalet takvimine denk geliyor. Bağlanarak öldürülen Moldovalı göçmen işçi Nicolai Palamarciuc'un davası bugün (26 Ekim) Küçükçekmece'de başlıyor. Üçü çocuk 7 işçinin yaşamını yitirdiği Dilovası katliamı davasının 5. duruşması ise 3 Kasım Salı saat 10.00'da Kocaeli Ceza İnfaz Kurumu Kandıra Kampüsü'nde görülecek; Dilovası İşçi Katliamı Aileleri (@DilovasiAileler) de duruşmaya çağırıyor.

İki buçuk yıldır her duruşmada adliyeye gelen Gayrettepe aileleri, 30 Ekim'de yeniden Çağlayan'da olacak. Talepleri değişmedi: Kamu görevlileri dahil tüm sorumluların yargılanması, eksik bilirkişi incelemesinin tamamlanması ve davanın cezasızlıkla bitmemesi.