Sağlık Bakanlığı'na bağlı kamu hastanelerinin nükleer tıp bölümlerinde taşeron olarak çalışan MNT Sağlık Hizmetleri'nin teknikerleri ve temizlik işçileri, sendikaya üye oldukları için işlerini kaybettiklerini söylüyor. İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nükleer Tıp Kliniği'nde uzun yıllar çalışan işçiler, yaşadıklarını 25 Ekim'de Evrensel'e yazdıkları bir mektupla anlattı. Aynı gün Evrensel muhabiri Barış Salık'ın belgelere dayanan haberi, şirketin kamu ihalelerindeki geçmişini ortaya koydu.

İşçiler yaklaşık üç yıl önce Türkiye Sağlık ve Sosyal Hizmet İşçileri Sendikası'na üye olduklarını, amaçlarının "asgari ücret dolayındaki ücretlerimizi iyileştirmek, baskıya ve mobbinge karşı birlikte durabilmek" olduğunu yazdı. Sendikalaşmanın ilk sonucu, yol ve yemek paralarının yatmaya başlaması oldu: "Birlik olunca neyin değişebileceğini orada gördük."

"Önce uyarı, sonra tehdit, sonra işten atma"

İşçilerin anlatımına göre şirketin tepkisi gecikmedi. Mektupta adı geçen MNT yöneticileri hastane hastane dolaşarak teknikerlere ve diğer işçilere sendikaya üye olmamalarını, sorunları "kendi aralarında" çözeceklerini söyledi. "Nazik uyarılar" zamanla işten çıkarma tehdidine dönüştü ve dört işçi işten çıkarıldı. Sendika dava açtı, basın açıklamaları ve sosyal medya eylemleri yapıldı.

Baskı bununla bitmedi. İşçilerin aktardığına göre çalışanlardan sendikadan istifa etmeleri ve istifa ettiklerini gösteren ekran görüntülerini paylaşmaları istendi; bazı işçilerin görev yeri değiştirildi, bazılarına "küçülmeye gidildiği" söylendi. "Sonra da sendikaya üye olmama şartıyla yeni işçiler alındığını gördük. Bunların tesadüf olduğunu düşünmüyoruz."

İşçiler, klinik şefinin de sürece dahil olduğunu ve yeni başlayan işçilere "Sizin hakkınızı ben savunurum, sendikaya üye olmayın" dediğini öne sürüyor. Mektubun çıkış noktası da bu: Sendikalı işçiler işini kaybederken, kliniğin şefine geçen hafta Acıbadem Üniversitesi'ndeki bir törende "yılın sağlık yöneticisi" ödülü verildi. İşçiler mektupta ödülü MNT'yle ilişkilendiriyor; Evrensel'e göre ödül, Sağlık Gönüllüleri Türkiye (SG-T) ile Hospital Manager'ın ortak töreninde verildi ve aynı organizasyon iki yıl önce MNT'nin genel müdürünü de ödüllendirmişti. "Bir sağlık yöneticisinin başarısı neyle ölçülür? Şirketin hedeflerine ulaşmasıyla mı, çalışanların sağlığını, güvenliğini ve onurunu korumasıyla mı?"

Radyasyon işçiye

Mektubun en ağır bölümü radyasyon güvenliğine ilişkin. İşçilere göre ihalelerde çekim sayısı sınırlandırılmıyor; "daha fazla çekim, şirket için daha fazla kazanç" demek. "Şirketin kazancı arttıkça bizim aldığımız radyasyon da arttı." Radyoaktif atıklarla ve üzerinde radyoaktif madde bulunan hastalarla ilgilenen temizlik işçilerine yıllarca dozimetre verilmediğini, dozimetrelerin ancak kendi ısrarları sonucunda geldiğini yazıyorlar. Cihaz arızalandığında, üzerinde hâlâ yüksek miktarda radyoaktif madde bulunan hastaların gerekli önlemler alınmadan başka merkezlere gönderildiğini de anlatıyorlar: "Bu işi denetlemekle görevli kurumlar neredeydi?"

Evrensel'in belgeleri, sorunun tek klinikle sınırlı olmadığını gösteriyor. Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde üç hekimin 2 Ocak 2024 tarihli tutanağı, MNT'nin hizmet verdiği birimde tiroid sintigrafisi yapılan hastalara önerilenin üzerinde doz verildiğini kayda geçirdi. Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu raporu da dozların "oldukça üzerinde" olduğunu tespit ederek sözleşmenin feshini, teminatın gelir kaydedilmesini ve şirketin ihalelerden yasaklanmasını istedi. Rapor eylül 2024'te onaya sunuldu, bakan onayı ocak 2025'te geldi. Arada, kasım 2024'te İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 36 aylık PET/BT ve gama kamera ihalesi 105 milyon 730 bin liraya yine MNT'ye verildi. Yasaklama talebinin uygulanıp uygulanmadığı bilinmiyor.

Tek teklif, Rekabet soruşturması

Evrensel'e göre MNT, Muğla'daki nükleer tıp ihalelerini 2017, 2018, 2021, 2022 ve 2023'te tek teklifle aldı; sözleşme bedeli 704 bin liradan 24 milyon 647 bin liraya çıktı. 2024'teki ihalede üç firma doküman indirdi ama yine tek teklif geldi; o da MNT'nindi. İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 2016 ve 2019 ihalelerinde de tek teklif MNT'nindi.

Bu tablo artık resmî soruşturma konusu. Rekabet Kurumu'nun 28 Temmuz 2026'da duyurduğu üzere, Rekabet Kurulu'nun 30.04.2026 tarihli ve 26-16/481-M sayılı kararıyla, aralarında MNT Sağlık Hizmetleri ve Tic. AŞ'nin de bulunduğu 11 şirket hakkında soruşturma açıldı. Soruşturma, şirketlerin başta kamu hastanelerinin PET/BT ve FDG ihaleleri olmak üzere "danışıklı hareket etmek ve/veya uyumlu eylem içinde bulunmak" suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 4. maddesini ihlal edip etmediğini inceliyor. Soruşturma sürüyor; henüz bir ihlal kararı yok.

Evrensel ayrıca MNT'nin kurucusu ve Bozlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Şükrü Bozluolcay ile Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu'nun Sağlıkta Geleceğin Liderleri Platformu'nun (SAGEL) yönetim kurulunda birlikte yer aldığını yazdı. Muğla Milletvekili Cumhur Uzun'un bu ilişkiye dair 11 Nisan 2025 tarihli yazılı soru önergesinin yanıtsız kaldığı belirtildi. Evrensel'in MNT'ye, sendika şubesine ve hastane basın sözcüsüne yönelttiği sorular da yanıtsız kaldı.

Hukuk ne diyor?

Sendika hakkı Anayasa'nın 51. maddesiyle güvence altında. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 25. maddesi, işçilerin işe alınmasının belli bir sendikaya girme ya da girmeme şartına bağlanmasını açıkça yasaklıyor; sendikaya üye olan ya da olmayan işçiler arasında çalışma şartları ve fesih bakımından ayrım yapılamıyor. Sendikal nedenle fesih hâlinde işçi, İş Kanunu'nun 18-21. maddelerindeki iş güvencesi hükümlerine göre işe iade isteyebiliyor; sendikal tazminat, işçinin bir yıllık ücretinden az olamıyor. İşçinin iş güvencesi kapsamında olmaması da sendikal tazminat talebini engellemiyor. Dava yoluna gitmeden önce fesihten itibaren bir ay içinde zorunlu arabulucuya başvurmak gerekiyor (7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3).

Radyasyonla çalışma ise 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun yanı sıra radyasyon güvenliği mevzuatı kapsamında; radyasyon görevlilerinin kişisel dozimetreyle izlenmesi zorunlu. Kamu hastanesinde taşeron eliyle sunulan hizmette bu yükümlülüklerin takibi, asıl işveren sıfatıyla hastane idaresini de ilgilendiriyor (İş Kanunu m.2).

İşçiler mektubu şu sözlerle bitiriyor: "Dozimetreyi de yol ve yemek parasını da birlik olduğumuz için aldık. İşimizi kaybettik ama öğrendiğimizi kaybetmedik."