Grev ve toplu eylem hakkı bugün İstanbul'da sekiz ülkeden iş hukukçularının gündeminde. Birleşik Metal-İş Sendikası'nın yayını Çalışma ve Toplum dergisi ile Uluslararası İş Hukuku Diyalog Platformu'nun birlikte düzenlediği "Karşılaştırmalı Hukuk Boyutunda Grev ve Toplu Eylem Hakkı" başlıklı 11. Uluslararası İş Hukuku Diyaloğu (IAD-2026), 15 Ekim'de Taksim'deki Elite World Hotel'de başladı. Sendikanın duyurusuna göre toplantı, Çalışma ve Toplum Değerlendirme Toplantıları'nın da dokuzuncusu.

Evrensel'in aktardığına göre Türkiye'nin yanı sıra Almanya, Avusturya, İtalya, İsviçre, Fransa, Danimarka ve Slovenya'dan akademisyenler, sendika yöneticileri ve hukukçuların katıldığı sempozyumda grev hakkının uluslararası sözleşmelerdeki yeri, "milli güvenlik" gerekçesiyle verilen grev ertelemeleri ve sendikal barajlar ele alınıyor.

Atar: "Hak verilmez, alınır"

Açılışta konuşan DİSK Genel Başkan Yardımcısı ve Birleşik Metal-İş Genel Başkanı Özkan Atar, grevin işçilerin sermaye karşısındaki tek gerçek pazarlık gücü olduğunu söyledi: "Grev hakkı olmayan bir toplu sözleşme, işçinin işverenden ricacı olmasından başka bir şey değildir. Hak verilmez, alınır."

Atar, AKP iktidarı döneminde yaklaşık 200 bin işçiyi kapsayan 23 grevin yasaklandığını belirtti. Uluslararası Adalet Divanı'nın (UAD) 21 Mayıs 2026'daki danışma görüşüne atıf yapan Atar, Divan'ın 87 sayılı ILO Sözleşmesi'nin grev hakkını koruduğunu teyit ettiğini söyledi: "Sendika kurma hakkını tanıyıp grevi yasaklamak, kanatlarını kestiğiniz kuşa 'uçmakta özgürsün' demekten farksızdır."

Metal iş kolundaki ertelemeleri de sıralayan Atar, Aralık 2022'de Bekaert'te yasağa rağmen grevi 18 gün sürdürdüklerini, Ocak 2023'te Green Transfo'da, Aralık 2024'te ise Hitachi, Schneider Elektrik, Arıtaş ve GE Grid Solutions'ta grevlerinin "milli güvenlik" gerekçesiyle yasaklandığını hatırlattı. "Kablo, elektrik teçhizatı üreten bir fabrikanın milli güvenliği tehdit eden yönü ne olabilir?" diye soran Atar, ILO denetim organlarının grevin yalnızca halkın can ve sağlık güvenliğini tehlikeye atacak temel kamu hizmetlerinde sınırlandırılabileceğini belirttiğini vurguladı. Atar, sendikanın açıkladığı miting, işyeri eylemleri ve Ankara yürüyüşü hedeflerini hayata geçireceklerini de söyledi.

Özveri: "Grevsiz sendika, tüfeksiz avcıya benzer"

Çalışma ve Toplum dergisinin Yayın Yönetmeni Av. Dr. Murat Özveri, zorlu hava koşulları ve uçuş iptallerine rağmen toplantının yapıldığını belirtti. Özveri, Fuat Köprülü'nün muhalefetteyken "Grevsiz sendika, tüfeksiz avcıya benzer" dediğini, iktidara geldiğinde ise grev hakkını tanımadığını hatırlattı. Türkiye işçi hareketinin bu hakkın sorumluluğunu taşıyacak olgunlukta olduğunu defalarca kanıtladığını söyleyen Özveri, "Buna rağmen hâlâ bu hakkı vermemekte direnen bir siyasi iradeyle karşı karşıyayız" dedi.

Platform adına konuşan Prof. Dr. Dr. Günter Löschnigg ise platformun 2005'ten bu yana çalıştığını, Avusturya'da da grev hakkına ilişkin ihtiyati tedbirlerin tartışıldığını anlattı: "İki kıtayı birleştiren İstanbul'da bu karşılaştırmalı hukuk tartışmasını yürütmek bizim için büyük bir önem taşıyor."

Oturumlarda sekiz ülkenin hukuku

Programa göre Anayasa Mahkemesi Üyesi Prof. Dr. Engin Yıldırım'ın başkanlığındaki ilk oturumda Prof. Dr. Reinhard Resch Avrupa hukukunu, Prof. Dr. Alpay Hekimler Türk hukukunu, Prof. Dr. Gerhard Ring Alman hukukunu, Prof. Dr. Luca Nogler İtalyan hukukunu anlatacak. Prof. Dr. Aziz Çelik'in yöneteceği ikinci oturumda Avusturya, İsviçre, Fransa, Danimarka ve Slovenya'daki grev düzenlemeleri ele alınacak. Toplantı Löschnigg ve Özveri'nin değerlendirmeleriyle kapanacak.

Sendikal hakların önündeki engellerden yetki itirazı davaları, kısa süre önce Anayasa Mahkemesi kararına da konu olmuştu: AYM'den Birleşik Metal-İş'e 100 bin TL tazminat.