SSR Mining ile Çalık Holding ortaklığındaki Anagold Madencilik'e ait Çöpler Altın Madeni'nde 13 Şubat 2024'te liç yığınının kaymasıyla 9 işçinin yaşamını yitirdiği katliamın davası yarın, 20 Ekim Salı saat 09.00'da Erzincan'da 9. kez görülecek. 43 sanığın "taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olmak" ile "çevreyi taksirle kirletmek" suçlamalarıyla yargılandığı davada, aradan geçen 32 aya rağmen tek bir sorumlu hakkında hüküm kurulmuş değil.

Yeni bilirkişi heyeti, iki tutuklu

Davaya bakan Erzincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi, 7 Temmuz 2026'daki 8. duruşmada, 14 Nisan 2026 tarihli ara kararı doğrultusunda kazanın niteliğine uygun uzmanlık alanlarını kapsayan, akademik yeterliliğe sahip yeni bir bilirkişi heyeti kurulmasına hükmetmişti. Ailelerin avukatlarından Akçay Taşçı, Serbest Görüş'e yaptığı açıklamada önceki raporu yazan heyetten bir kişinin şirketle "doğrudan organik bağı" olduğunun ortaya çıktığını ve raporun bu nedenle geçersiz hale geldiğini anlattı.

Aynı duruşmada mahkeme, tutuklu sanıklar Ian Ronald Guille ile Ali Rıza Kalender'i oy çokluğuyla elektronik kelepçe ve konutu terk etmeme koşuluyla tahliye etmişti. Yapılan itiraz üzerine iki sanık yeniden tutuklandı. Mahkeme ayrıca 6 sanık hakkındaki yakalama emirlerinin sürmesine, yabancı uyruklu sanıklar için başlatılan kırmızı bülten işlemlerinin sonucunun beklenmesine hükmetmişti.

Taşçı yarınki duruşmaya ilişkin beklentisini şöyle özetledi: "Yarınki duruşmaya bilirkişi raporunu bekliyoruz... Eğer yarın gelirse de gelmezse de mahkeme kesin olarak ertelenecek. İki tutuklu var dosyada... O tutukluların tutukluluk durumunun değerlendirmesini yapılacak yarın sadece."

Çevre yıkımı para ödemesiyle kapanabilir

Sanıklar, Türk Ceza Kanunu'nun 85/2. maddesi uyarınca yargılanıyor. Bu hüküm, taksirli hareketle birden fazla kişinin ölümüne ya da ölümle birlikte yaralanmaya neden olunmasını 2 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırıyor. "Çevreyi taksirle kirletme" ise TCK 182. madde kapsamında ve yalnızca adli para cezası öngörülen bir suç. TCK'nın 75. maddesi, yalnızca adli para cezası gerektiren suçlarda "ön ödeme" yolunu açtığı için mahkeme, 8. duruşmada üç sanık (Ian Ronald Guille, Kenan Özdemir ve Cengiz Yalçın Demirci) hakkında bu suçlama için ön ödeme işlemlerinin yapılmasına karar vermişti. Ön ödeme yapılırsa bu suçlama yönünden kamu davası düşüyor; yani yaklaşık 10 milyon metreküp siyanürlü toprağın kaymasıyla yaşanan çevre yıkımı, ceza hukuku açısından bir para ödemesiyle kapanabilecek.

"Emekçi ölmüş, doğa katledilmiş, umurlarında değil"

Katliamda ağabeyi Uğur Yıldız'ı kaybeden Duygu Yıldız, Serbest Görüş'e "Çalışan ölmüş, emekçi ölmüş, doğa katledilmiş, hava zehirlenmiş, su zehirlenmiş zerre umurlarında değil" dedi. İliç Doğa ve Çevre Platformu ise duruşma öncesi bu akşam 20.30'da X'te etiket eylemi çağrısı yaptı; çağrıyı paylaşan Umut-Sen "Tüm kamuoyunu suçlulardan hesap sorulması için ses çıkarmaya çağırıyoruz" diye seslendi. Platformun afişinde "Anagold müdürü Cengiz Yalçın hakim karşısına neden çıkmadı?" ve "Çevre Bakanlığı kurumları neden dava konusu bile edilmedi?" soruları yer alıyor. Platformun ve Umut-Sen'in paylaşımlarında duruşma salonu Erzincan 2. Ağır Ceza olarak geçse de 8. duruşma kayıtlarında dava Erzincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülüyor.

İliç, Türkiye'de kâr için genişletilen maden sahalarında işçi sağlığı ve çevre güvenliğinin nasıl ikinci plana itildiğinin en ağır örneklerinden biri olarak kayda geçti. Daha önce defalarca uyarı yapılan sahada liç yığınının çökmesi, ruhsat ve denetim zincirindeki kamu sorumluluğunu da gündeme getirdi; ancak bugüne kadar dava dosyasında yargılanan kamu görevlisi bulunmuyor. Yarınki duruşma, bilirkişi raporunun gecikmesiyle bir kez daha ertelenirse aileler için adaletsiz geçen süre uzamış olacak.