Ankara Sincan'da Anadolu Organize Sanayi Bölgesi'ndeki Ulusoy Bakır fabrikasında, Birleşik Metal-İş'te örgütlenen işçilerin direnişi sürüyor. Sendikanın 19 Ekim'deki açıklamasına göre işçiler, örgütlenmeye öncülük eden iki arkadaşlarının işten çıkarılmasının ardından fabrika önünde direniyor; Umut-Sen'in aktardığı sendika sayımına göre direniş 8. gününde. Sendikanın fabrika önündeki ilk kitlesel eylemi 8 Ekim'de yapılmıştı.

İki yıl süren yetki davası

Sendika Genel Örgütlenme Sekreteri Fehmi Elmacı'nın aktardığına göre Ulusoy Bakır işçileri 14 Ekim 2024'te sendikada örgütlenmeye başladı ve yasal çoğunluğu sağladı. İşveren yetki tespitine itiraz etti; sendikanın açıklamasına göre yaklaşık iki yıl süren yargı sürecinin ardından toplu iş sözleşmesi yetkisi bu yıl temmuz ayında kesinleşti. Elmacı, örgütlenmenin ilk döneminde üç işçinin işten atıldığını, yetki davası sürerken üyelerin odalara çağrılarak sendikadan istifaya zorlandığını ve iradeleri dışında başka bir sendikaya üye yapılmak istendiğini anlattı.

Yetki kesinleştikten sonra toplu sözleşme masasının kurulması beklenirken işveren, örgütlenme sürecinde yer alan iki işçiyi daha işten çıkardı. Sendika 8 Ekim'de fabrika önünde eylem yaptı. Eyleme Elmacı ve şube yöneticilerinin yanı sıra EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, SOL Parti Sözcüsü İlknur Başer ile TKP, DİP, Sincan İşçi Birliği ve UİD-DER temsilcileri de katıldı.

Elmacı "Ulusoy Bakır işçilerini işten atmalarla, tehditlerle, baskılarla sendika hakkından vazgeçiremeyeceksiniz. İki yıldır yaşanan bu baskılar Ulusoy işçilerinin birliğini zayıflatmadı, aksine güçlendirdi" dedi.

Talepler ve hukuki çerçeve

Sendikanın talepleri üç başlıkta: işten çıkarılan işçilerin işe iadesi, anayasal sendika hakkına saygı ve toplu iş sözleşmesi sürecinin derhal başlatılması.

Anayasa'nın 51. maddesi, çalışanlara önceden izin almaksızın sendika kurma ve sendikaya üye olma hakkı tanıyor. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 25. maddesi ise işçilerin sendikaya üye olmaları ya da sendikal faaliyete katılmaları nedeniyle işten çıkarılamayacağını hükme bağlıyor. Feshin sendikal nedenle yapıldığı mahkemece tespit edilirse işe iade kararının yanı sıra, işçinin bir yıllık ücretinden az olmamak üzere sendikal tazminata hükmediliyor; bu tazminat için iş güvencesi hükümlerindeki işyeri büyüklüğü ve kıdem şartları aranmıyor. Ancak yasa işvereni işçiyi işe başlatmaya zorlamadığı için patronlar, tazminatı ödeyerek örgütlenmenin öncülerini fabrikadan uzaklaştırmayı bir "maliyet kalemi" olarak görebiliyor. Yetki itirazı davalarının yıllarca sürmesi de toplu sözleşme hakkını fiilen askıya alıyor: Ulusoy Bakır'da işçiler, çoğunluğu sağladıktan sonra masaya oturabilmek için iki yıl beklemek zorunda kaldı.

Direniş zinciri büyüyor

Birleşik Metal-İş 6 Ekim'de, Yeni Parti Milletvekili Kayıhan Pala ile EMEP milletvekilleri Sevda Karaca ve İskender Bayhan'ın TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, sendikal hak ihlallerine karşı direnen işçilerle birlikte "Sendikalı olmak suç değil, anayasal haktır" dedi. Sendikanın Ankara'daki Panelsan direnişi de 78. gününe ulaştı; sendika Kadın Komisyonu 16 Ekim'de Smart Solar, Panelsan ve Ulusoy Bakır direnişçilerini selamladı.

Ulusoy Bakır direnişi, yasada güvence altına alınmış görünen sendika hakkının, işverenin işten atma gücü ve uzayan yargı süreçleri karşısında ancak işçilerin örgütlü direnişiyle hayata geçirilebildiğini bir kez daha gösteriyor. Sendika, "Haklı taleplerimiz karşılanıncaya dek mücadelemizi ve dayanışmamızı büyüterek sürdüreceğiz. Ulusoy Bakır işçisi kazanacak" diyerek direnişin süreceğini açıkladı.