Bir yılı aşkın süredir ücretlerini parça parça alan İmbat Madencilik işçilerinin 27 Ekim'de Soma'dan başlattığı Ankara yürüyüşü engellerle karşılaştı. ANKA'nın aktardığına göre Kırkağaç çamlık mevkiinde mola veren madenciler, yürüyüş sırasında biber gazıyla müdahale edildiğini öne sürdü: "Bize biber gazıyla müdahale ediliyor. Geldiğimiz nokta bu."

Yürüyüşün 17. kilometresindeki bir tesiste akşam yemeği molası veren işçiler, Ankara'ya ulaşım için otobüs firmalarından araç bulamadıklarını, araç bulunduğunda ise otobüsün Ankara yerine Kırkağaç Çamı'na yönlendirilmesinin istendiğini anlattı. Madenciler 28 Ekim sabahı itibarıyla Kırkağaç Bakır mevkiindeki tesiste bekleyişini sürdürüyordu.

Yürüyüş başlarken de jandarmanın izin vermediği, CHP Genel Başkan Yardımcısı Necdet Saraç'ın jandarmayla görüşmesinin ardından yürüyüşe izin verildiği bildirilmişti. Saraç, "Siyasi bir talep yok. Bu böylesine anlaşılır ve emek karşılığı olan talebin hemen verilmesi lazım" dedi.

Hukuki çerçeve

Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu (2911), önceden bildirim dışında izin şartı aramaz; Anayasa'nın 34. maddesi herkese önceden izin almaksızın silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı tanır. Anayasa Mahkemesi de barışçıl toplantılara orantısız biber gazı kullanımını birçok bireysel başvuruda toplanma özgürlüğünün ve kötü muamele yasağının ihlali saymıştır.

Yarın 29 Ekim: iş görmekten kaçınma

İmbat işçileri 26 Ekim'de patrona 29 Ekim'e kadar süre vermiş, talepler karşılanmazsa İş Kanunu'nun 34. maddesindeki iş görmekten kaçınma hakkını kullanacaklarını açıklamıştı. 34. maddeye göre ücreti ödeme gününden itibaren 20 gün içinde ödenmeyen işçi çalışmaktan kaçınabilir; bu kaçınma toplu biçim alsa bile grev sayılmaz ve işçinin sözleşmesi bu nedenle feshedilemez. Sendikaya göre krizin kaynağı, TORKU'ya ait Soma Termik Santrali'nden tahsil edilemeyen 1,4 milyar TL'lik alacak.

Soma'dan Ankara yürüyüşünün başlaması sonrası gelişen engellemeler, 29 Ekim süresinin dolmasına bir gün kala işçilerin yolunu kesiyor.