İstanbul Tuzla Kimyacılar Organize Sanayi Bölgesi'nde faaliyet gösteren Volvac Paketleme ve Gıda Makinaları'nda sendikal örgütlenme işten çıkarmalarla karşılaştı. DİSK'e bağlı Birleşik Metal-İş Sendikası, fabrikada toplu iş sözleşmesi için gerekli çoğunluğu sağladı; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın yetki tespit yazısı 15 Ekim 2026'da sendikaya ulaştı. Sendikanın açıklamasına göre işveren, bu yazının ardından masaya oturmak yerine 23 Ekim'den bu yana 5 sendika üyesini işten çıkardı.
Birleşik Metal-İş Genel Merkezi, İstanbul 1 No'lu Şube yöneticileri ve işyeri temsilcileri 26 Ekim'de fabrika önünde uyarı eylemi yaptı. Sendika, fabrika içinde çalışan üyelerin de arkadaşlarının işe iadesi için tepkisini sürdürdüğünü duyurdu.
Sendikanın talepleri
Birleşik Metal-İş'in Volvac yönetimine çağrısı üç maddeden oluşuyor: İşten çıkarılan 5 işçi derhal işe geri alınsın; çalışanlara yönelik baskı ve tehditlere son verilsin; işveren yasal yetkili sendikayla toplu iş sözleşmesi masasına otursun. Sendika yönetimi, "İşçilerin iradesine ve yasalara saygı gösterin. Arkadaşlarımızı işe geri alın ve masaya oturun" dedi ve işçiler işe dönene kadar mücadelenin süreceğini açıkladı.
Hukuk ne diyor?
Sendika üyeliği Anayasa'nın 51. maddesiyle güvence altında. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 25. maddesi, işçilerin sendikaya üye olmaları ya da sendikal faaliyete katılmaları nedeniyle işten çıkarılmalarını veya farklı işleme tabi tutulmalarını açıkça yasaklıyor. Bu nedenle feshedilen işçi, iş güvencesi kapsamında olsun ya da olmasın, yasa gereği bir yıllık ücretinden az olmamak üzere sendikal tazminat isteyebiliyor. İş güvencesi kapsamındaki işçi ise işe iade davası açabiliyor; mahkeme feshin sendikal nedenle yapıldığına karar verirse, sendikal tazminat işe başlatmama tazminatından ayrı olarak ödeniyor. Davada ispat yükü bölünüyor: Feshin geçerli bir nedene dayandığını işveren, sendikal nedene dayandığını işçi kanıtlamak zorunda; yargı uygulamasında aynı dönemde yalnız sendikalı işçilerin çıkarılması gibi olgular güçlü bir karine sayılıyor.
Sendika ayrıca Türk Ceza Kanunu'nun 118. maddesine dikkat çekiyor. Maddenin ikinci fıkrası, hukuka aykırı bir davranışla bir sendikanın faaliyetlerinin engellenmesini suç sayıyor ve bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörüyor. Sendikaya göre yetkili sendikanın üyelerini işten çıkarmak bu kapsamda bir suç. Umut-Sen de eylemi paylaşarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nı göreve çağırdı ve Volvac yönetiminin TCK 118 uyarınca yargılanmasını istedi.
Volvac yönetimi konuya ilişkin bir açıklama yapmadı.


