Erzincan İliç'teki Çöpler Altın Madeni'nde 13 Şubat 2024'te liç yığınının kaymasıyla 9 işçinin yaşamını yitirdiği katliamın davasında artık tutuklu tek bir sanık yok. Bugün Erzincan'da görülen 9. duruşmada, dosyadaki iki tutuklu sanığın da celse arasında serbest bırakıldığı belirtildi. Bilgiyi, katliamda ağabeyi Uğur Yıldız'ı kaybeden Duygu Yıldız duruşmaya verilen arada çekip sosyal medyada paylaştığı videoyla duyurdu; ANKA da Yıldız'ın sözlerini aktardı.

43 sanıklı dava, SSR Mining ile Çalık Holding ortaklığındaki Anagold Madencilik'in işlettiği madende yaşanan katliamdan bu yana 32 aydır sürüyor. 7 Temmuz'daki 8. duruşmada elektronik kelepçe koşuluyla tahliye edilen, ardından itiraz üzerine yeniden tutuklanan iki sanık Ian Ronald Guille ile Ali Rıza Kalender'di. Avukatlar duruşma öncesinde, yeni bilirkişi heyetinin raporu beklendiğini ve bu duruşmada esas olarak tutukluluk durumunun değerlendirileceğini söylemişti. Mahkemenin ara kararı ve bir sonraki duruşma tarihi, bu haber yayımlandığı saatte henüz açıklanmamıştı.

"Herkes dışarıda, hayatına devam ediyor"

Duygu Yıldız, tahliyelere şu sözlerle tepki gösterdi: "İki kişi tutukluydu, onlar da serbest bırakılmış. Katliama sebebiyet veren hiç kimse tutuklu değil. Herkes dışarıda, hayatına devam ediyor. Ben bugün Cumhurbaşkanı'na bir hakaret etsem, aynı gün beni gözaltına alırlar. Adalet o kadar hızlı işlerken burada 9 madencinin ölümüne sebebiyet verenler hiçbir şey olmamış gibi hayatlarına devam ediyorlar."

Yıldız sözlerini, adaleti devlet katında değil toplumda aradıklarını vurgulayarak sürdürdü: "Adalet arıyoruz ve sesleneceğimiz kişi Adalet Bakanlığı değil, devlet yetkilileri değil. Biz topluma sesleniyoruz. Toplum bunu duymazsa, toplum buna itiraz etmezse hepimiz ölmeye, öldürülmeye, yakınlarımızın ölmesine göz yumacağız."

Adliye önünde "İliç'i unutma, unutturma"

Duruşma öncesinde aileler, İliç Doğa ve Çevre Platformu üyeleri ve siyasi parti temsilcileri Erzincan Adliyesi önünde "İliç'i unutma! Unutturma!" pankartı ve "Kaza değil cinayet", "Adalete susadık" dövizleriyle bir araya geldi. Duruşmayı izleyen Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan, "Davanın bir numaralı sanığı, Anagold'un genel müdürü beş yıldızlı otelde gününü gün ederken duruşmaya getirilmiyor. Tutuklu sanıklar ise birer birer tahliye" diye yazdı.

İliç Doğa ve Çevre Platformu da tahliyeleri "Holding sahiplerinin yargılanmadığı, tüm haksızlıkların üzerinin örtüldüğü" bir tablonun parçası olarak değerlendirdi. Platformun aktardığına göre dava avukatı Ümit Aktaş, "Bu davayı kazanmak demek kan parasını kabul etmeden ne olursa olsun adalet istemek demektir, biz avukatlar olarak peşini bırakmayacağız" dedi.

Sermaye korunuyor, işçinin canı ucuz

Duruşma öncesindeki önceki haberimizde aktardığımız gibi, dosyada yargılanan tek bir kamu görevlisi yok; çevreyi kirletme suçlaması ise bazı sanıklar için ön ödemeyle, yani para ödenerek kapanabilecek durumda. Uyarılara rağmen kapasitesi artırılan bir madende 9 işçinin ölümünün ardından 32 ay geçmişken tutuklu sanık kalmaması, iş cinayetlerinde cezasızlığın tesadüf değil, kâr düzeninin korunmasının bir sonucu olduğunu bir kez daha gösteriyor. Ailelerin ve işçi örgütlerinin "İliç'te adalet nerede?" sorusu, bu nedenle yalnızca bir davanın değil, işçi sağlığını sermayenin hesabına bırakan düzenin sorusu.